Türk Beyin Takımı Seçmeleri Yapıldı

Aşağıda anlattıklarım, burada linkini verdiğim yönerge dosyasıyla birlikte daha bütüncül olacaktır: TBT-TST 2014 Yönerge

Açıkçası hiç aklıma gelmezdi, en azından yakın bir zamana kadar gelmiyordu takıma girememe ihtimalimin olduğu. Bunu çok büyük bir çözerim ya da öyle böyle kafası çalışan bir adam olduğum için değil, hem yarışma tecrübesi hem de konuya hakim oluşumdan hareketle söylüyorum.

Biraz daha geriye gidip şuradan başlayayım: Geçtiğimiz aylarda 14’üncü 24 Saat Akıl Oyunları Yarışması düzenlendi. 5 senedir aralıksız katılıp, 2006’dan bu yana da yarışma seti hazırlıyorum. Her sene sadece bu yarışma için Macaristan’a gitmek ayrı bir şey, hem eğlenmek hem de arkadaşları görmek için de bir şey[cümle inanılmaz kötü idare edin]. Bu sene ilk 6 hedefiyle gittim, gayet de makul bir hedefti. Fakat gitmeden birkaç gün önce nezle ya da grip oldum; zannettim ki şu hapşırtıp, burun sildiren cinsten. Aslında öyle de başladı; ama oraya vardığımda ateş tarafı nüksetti ve 24 Saat gibi vücutsal dayanıklılık da isteyen bir yarışmada istediğimi veremedim de alamadım da. Zoltan Horvath’ın da dediği gibi tam bir hüsran oldu. Sonuçlar için tıklayın.

Tamam çok çalışkan bir çözer değilim, tamam işim zeka oyunları olsa da soru çözmeye, düzenli çalışmaya, online yarışmalara düzenli katılmaya vaktim olmuyor; herhangi bir yarışma için yayınlanan yönergelere çalışmaya vakit bulamıyorum rakiptaşlarımın aksine, tamam WPC ya da WSC’nin yönergeleri ancak şampiyona oteline vardığımda takım arkadaşlarımla birlikte okuyabiliyorum, diğerlerinin yaptığı gibi üzerine kafa yoramıyorum; amma velakin her türlü Türk Beyin Takımı dışında kalacağım aklıma gelmemişti. Elbette bir gün ben de dışarıda kalacaktım, gencecik insanlar bizi geçecekler, ama ona daha var diye düşünüyordum🙂 Sözün özü bu sene yarışmalar açısından pek iyi gitmiyor benim için.

Bugün vücutsal olan tarafı bir kenara bıırakarak anlatırsam eğer, çok da iyi değildim. Ama sonuçta yarışmacıyım, ne olursa olsun yarışmanız lazım. Sabahtan iki bölüm sudoku, sonrasında da iki bölüm akıl oyunları vardı. Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, az bölüm olması tehllikeliydi; çünkü ufacık bir hatayı bile affetmeyecekti. Öyle de oldu.

Sudoku için ilk bölüm 45 dakikalık, bildik sudoku türlerinden oluşan bölümdü. Gayet güzel bir şekilde çözdüm, salladığım birkaç sorudan hiçbiri patlamadı. Tek bir soruda sıkıntı çıktı, zaten onun da bizle alakalı değil kendiyle alakalı sorunu varmış. Oraya not düştüm ve süre bitimine 4:14 kala teslim ettim. O bölümü benim dışında Salih teslim etti ki yaklaşık 10 dakikalık bir süre avantajıyla. Bu benim için de onun için de iyiydi, rakiplerimize ilk bölümde bir miktar fark atmıştık. Fakat şunu söylemekte fayda var: Sudoku yarışmasına girmemin tek sebebi hem TBT Seçmesi’ne ısınmak, hem de TBT Seçmesi’de işler istediğim gitmezse, en azından bir takıma girmiş olmak içindi.

İkinci bölüm 1 saat 15 dakikalık bölümdü. Çekindiğim bir soru tipi vardı: Büyük-küçük. Tertemiz çözdüm, yine aynı şekilde salladığım birkaç soru hiç patlamadan tuttu. En sona Büyük küçük soru tipini bıraktım. İki tane vardı, ufak olanı kolayca tükettim. Büyük olan da gayet güzel görünüyordu ve 1’lerden başladım. 6. Satır’da iki tane 3 olayı vardı, aynı satırdaki bir şeylerden büyüktüler, o yüzden iki tane 1,2 ihtimalinden en sağdaki 3×3’lük bölge için 1 nerede sorusunun cevabını alabiliyorduk. Her neyse, neredeyse tüm 1 ve 2’leri yerleştirdim. En sağ alt köşedeki 3×3’lüğe geldiğimde bir türlü 2 yerleşmiyordu, bir yeri kaçırdım dedim, baktım, ama her şey doğru görünüyordu. Çünkü o ana kadar her adımı mantık çerçevesinde atmıştım. Normalde bir yarışmacı, üzerinde çalıştığı soruyu, bir yere getirdiyse komple silme olayına girmez. Hem motivasyon adına kötüdür, hem de zaman adına. Fakat yapacak bir şey yoktu. Sildim, tekrar başladım, ama yine aynı sonucu verdi, güzelim dakikaları, zaman bonusuna dönüştüreceğim süreyi kaybediyordum. Böyle olmayacaktı. Bir miktar dikkatimi dağıtmak için diğer soruları kontrol etmeye başladım, boşluk var mı vs diye . Yaklaşık 8 dakika kala soruya geri döndüm, 5 dakika kala nerede hata yaptığımı anladım [kesin 2 gelemez dediğim yere 2 gelebiliyormuş], ama maalesef süre bitimine soruyu yetiştiremedim. Bu bana değerli bir 30 puana ve belki de yaklaşık 4-5 dakikalık zaman bonusuna mal oldu; ki toplamda 42 puan civarı. Belki de Salih’in hata yapması durumunda Sudoku takımına birinci olarak girmeme de mani olacak. Tabii eğer ben başka bir yerde hata yapmamışsam🙂

Yemek arası verildi, insanlar kaybettikleri karbonhidratları tekrar bünyeye aldıklar; sohbetler edildi, gülüşüldü, ağlaşıldı, dertleşildi. Bir yönerge toplantısı daha yapıldı ve sonrasında da sınıftaki yerlerimizi aldık. Klasik türlerden oluşan 60 dakikalık bir bölümdü. 13 soru türü vardı, tahmini 20 kadar soru bekliyordum; ama kaptanımız her sorudan bir tane sormuş, yani 13 soru vardı. Yaklaşık, ortalama 2, 2.5 dakikada çözeceğime inandığımdam soruları, ve kontrol süresini de eklersek çok rahat 20 dakika kala verebileceğimi hesap ettim. 20 dakika erken teslim 60 puan zaman bonusu demekti ve ikinci bölümde eğer hata yaparsam bu 60 puanlık fazlalık bana nefes aldıracaktı. Hesap ya da öngörü buydu en azından.

İlk soru Amiral Battı’ydı, genelde sallayarak çözdüğüm için es geçtim. Bölüme doğrudan mantıkla çözülen sorudan başlamak için. Apartmanlar (yaklaşık 3 dakika), ABC Kadar Kolay (Yaklaşık 4 dakika, soruyu patlattım, sonra düzelttim, bu yüzden bir miktar uzun sürdü), Hazine Avı (Yaklaşık 1.5 dakika), Çadır (ilk teşebbüs yaklaşık 8 dakika, çözemedim ve geçtim. Sürenin bu kadar uzun olmasının sebebi nasıl olur da çözemem deyip devam etmem. Hastalığın ismi: Aşırı özgüven ve kibir), Işın Ağı (Yaklaşık 2.5 dakika), ABC Bağlamaca (Yaklaşık 50 saniye), Kakuro (1.2 dakika), Çit (Yaklaşık 2.5 dakika), Kendoku (Yaklaşık 3 dakika), Adalar (Salladım ve mantıkla ördüm, 6 dakika sonra alt taraftaki 3’ler olmadı, biraz oynadım, büyük ihtimalle ilk sıktığım 7’nin bir hücresinde sıkıntı vardı, düzeltemedim, geçtim), İşlem Karesi (Yaklaşık 30 saniye), Domino (Bu inanılmaz iyi olduğum türlerden biridir, diyagramda yan yana bir tane 2-2 gördüm, oradan başladım, onun doğurduğu iki ihtimalli bir yer vardı, ilk ihtimali salladım tutmadı, sildim ikinci ihtimali denedim o da olmadı. Böyle durumlarda insan, ihtimalleri denerken bir şey kaçırdığını düşünüyor ve tekrar deniyor, ve ben de öyle yaptım. Ama bu acemi hatasıdır, genelde yarışmalara yeni başlayanlar düştüğü bir yanılgıdır bu. Oysa burada tecrübeli bir çözer olarak şöyle genişçe bakmalı ve mantığa dönmeliydim, ama acelem vardı, sürem gidiyordu, ilk bölümde rakiplerime bir miktar fark atmalı ve ikinci bölüme rahat girmeliydim. Yine olmadı, yaklaşık 6-7 dakikam heba oldu. Sildim, nerede hata yapıyorum dedim, sonra da bir çift 2-2 daha gördüm🙂 2 dakika sonra da soruyu çözdüm. Normalde verilen taşları kullanmam çözerken, bunu yerleştirmişim geriye neler kalmış demek için, süreden kazanma adına. Emin olmak için soruyu çözdükten sonra hepsi var mı diye çizdim, 1 dakikam daha gitti, yani yaklaşık 8 dakikaya mal oldu en iyi olduğum tür)

Bir hesap yapalım buraya kadar: Çözülmemiş 2 sorum var: Hiç girişmediğim Amiral Battı, bir sürü zamana mal olan Çadır ve yine aynı şekilde canımı yakan Adalar. Toplam harcadığım süre yukarıdaki yaklaşıkları toplarsak eğer: 41.5 dakika. Bu benim için kötüydü, çünkü süre bunu gösterdiğinde bölümü bitirmiş olmam, hatta şöyle bir de kontrol etmiş olmam lazımdı. Ama benim hâlâ çözülmemiş 3 sorum göz kırpıyordu.

Amiral Battı’ya döndüm, 4’ün gelebileceğim iki yer var diye gördüm (hızlı olayım derken diyagramın iyi etüt edilmemesinden kaynaklı bir göz yanılgısı), hemen birini denedim, yukarda patladı. Diğerini denedim, epey bir yerleştirdikten sonra patladı. Anam ne oldu dedim, şöyle bir baktım bir yer daha var. Sonrasında çözdüm, büyük ihtimalle 5 dakika harcadım bunun için. Şans ya da iyi çözerlik hissiyatı birazcık yolda bırakıyordu bu dakikalarda. Toplam harcadığım süre 46.5 dakika oldu ve hâlâ 2 sorum daha var. Adalardan vazgeçme mantığında olduğumdam bir de Çadır’ın yüksek puanından Çadır’a döndüm. İlk salladığım yerin olmadığını biliyordum ve aşağıdaki ağaçların çadırları da yatay olacak gibi duruyorlardı, birkaç sallamam da hep aynı şekilde yattıklarından dolayı yana yana. Bir ağacın 3 ihtimalini 2’ye düşerecek şekilde bir hücre boş olsun dedim; ne de olsa bir hücrenin boş olma ihtimali çadır gelme ihtimalinden daha yüksekti. 2 ihtimale düşen de bir başka ağacın bir ihtimalini ortadan kaldırıp sadece sağına soluna çadır yerleşebilecek duruma getiriyordu. Hemen üzerindeki ağacın ise 3 ihtimali vardı ve dedim ki bu da sağına soluna alsın, tepedeki yere çadır gelmesin. Biraz ilerleyince patladı. Demek ki ilk ihtimale dayanan ikinci ihtimalde bu çadırın tepesinde ağaç olacaktı. Biliyorum hâlâ kesin değil, çünkü ilk denediğim burası boştur hücresi eğer çadırlıysa her şey yerle bir olacaktı. Ama üzerine gittim, hakikaten öyleymiş ve soruyu çözdüm. Ama salladığım her soruda yaptığım gibi tüm ipuçları doğru mu diye kontrol ettim, her şey yerli yerindeydi. Tahmini bir 8 dakikaya daha mal olmuştur tüm bunlar. Süre 54.5 olu ve benim Adalar sorum hâlâ duruyordu.

Odadaki görevli bitti dediği anda aşağıdaki 3’lerin adalarını çizdim, şöyle bir baktım, her şey yerli yerindeydi. Hatam mı neredeydi, ilk 7’de, bir tane sağa gitmesi gerekiyormuş, ama ben bir tane sola gitmişim ve deniz bağlanmamıştı. Şuna eminim, bu soruda birçok çözer hata yapmış olacak, sırf şu bağlanma olayından dolayı. Çünkü eğer ilk çözdüğümde bağlanma olayına dikkat etmeseydim soruda her şey doğruydu.

Koridorda arkadaşların yanına gittiğimde bana söyledikleri süreler: Salih ve Murat 11 dakika kala, Taner 9 dakika, Aziz de 2 dakika kala teslim etmiş. Şu anda takım, eğer bu adamlar hiç hata yapmadıysalar bu adamlardan oluşuyordu. Ama ikinci bölüm vardı ve aradaki cüzi farkı rahatça kapatileceğime inancımda hiçbir sıkıntı yoktu.

Bazı sorular vardır ki, size gülümser ama ardınızdan iş çevirir

Yıldız Savaşları (Yaklaşık 3 dakika), XO (Yaklaşık 4 dakika, bu soru türünde tek çözümlülük olayı vardır, eğer bu soruyu çözerken bunu kullanırsanız hiç de zor bir soru değildir), Tapa (1.5 dakika), Yajilin (1.5 dakika), Masyu (1.5 dakika), Patika Oluşturma (İlk teşebbüs 2 dakika harcadım ama çözemedim ve geçtim), Toplamlı Apartmanlar (1 dakika), Heyawake (3.5 dakika), Yüz (hiç girmeden geçtim, sonraya bıraktım, zor gözüktü), Komşular (Pek bilmiyordum soruyu doğrudan atladım), Farklı Komşular (İşte buraya ayrı bir başlık açmak lazım)

Serkan’ın komşularıyla imtihanı

Bu soru türünde uzman sayılırım, hakikaten öyle. Hem o kadar çok hazırladığımdan, hem de çok iyi çözdüğümden. Örneğin, size küçük bir link vereceğim. 2012’de Logic Masters India sitesinde düzenlenen Puzzle Marathon’daki Farklı Komşular sorusunun neticesi. Yapmanız gereken tablo açılınca Different Neighbours (yarışma sorusu) yazan başlığa tıklamak ve o soru türündeki sıralamayı görmek, lütfen tıklayın.

Gördüğünüz gibi hakikaten iyiyim bu soru türünde [Sürekli tekrar ediyorum iyiyim, iyiyim diye; bu sorunun bana yaptığı yamuktan sanırım:)]. Ama yarışmada ne oldu, tekniği kullandım, bununla uğraşamam dedim ve iki ihtimallilerden biri bu olsun diye salladım. Tabii ki bu sallamadan sonra her şey Farklı Komşular çözüm tekniğini kullanma, analiz. Sonrasında da ihtimallerle, 2-4’lerle akmaya başladı soru. Bir süre sonra sağdaki 2-4’ler oturdu, 2-3 ihtimalleri belirmeye başladı. Bu güzeldi, çünkü soru güzel akıyordu ve neyle karşılacağımı biliyordum: Bir 2 ya da 3, tüm 2-3 ihtimallerini ortaya çıkaracaktı. Öyle de oldu, sol altta bitiriyordum soruyu gönül rahatlığıyla ve rakiplerime göre daha az sürede çözdüğümü düşünerek de avantajlı konuma geçtiğimi de biliyordum bu bölüm için. Fakat olmaz demeyin, son rakamı yerleştirdiğimde iki tane 2 çaprazdan değdi🙂 Panik yapmaya gerek yok, büyük ihtimalle hızlıca koyarken bir şeyi kaçırdım dedim. Baktım baktım bir şey yok, her şey güzide bir şekilde gelmiş. İlk salladığım yerin yanlış olmasının imkânı yok, olsaydı eğer soru buraya kadar gelemez, çoktan patlardı. O yüzden sorunun sol kısmını sildim ve tekrar çözmeye başladım. Yine aynı şey oldu ve bir miktar gerildim. Buna üzüntü, stres, gerginlik ve nasıl olmaz lan bunu ekleyin, ne hissettiğimi anlarsınız. Yaklaşık 10 dakikam gitti ve hâlâ elimde hiçbir şey yok. Ya geçecektim ya da devam edecektim. Tecrübeli bir çözer en azından geçerdi, ama ben soruyu baştan aşağı sildim ve komple mantığa döndüm. Olduracaktım bu arkadaşı. Kesin kesin çözmeye başladım, bildiğim tekniği bu sefer daha etraflıca ve üşenmeden uyguladım. Hiçbir sıkıntı yoktu, yine aynı şekilde çözülüyordu soru. Bir taraftan da kendime soruyordum, zaten ben bunu böyle çözdüm neden patladı diye. Aynı yerde değil, bu sefer diyagramın üstünde 12’lerde sorun çıktı ve yine çaprazdan değdiler. Kurtaramadım, hafiften bir kısmını sildim, tekrar yaptım ve o anda iki şey anladım: 1. Sorunun çözümü yok, o yüzden hatalı diye yazdım. 2. Bir tane hücreyi ikili gibi düşünmüş olabilirim. Bölüm sonunda arkadaşlara sorduğumda, soruyu çözmüşler, o yüzden ilk ihtimal ortadan kalktı. Ve sanırım bir hücreyi olduğundan daha uzun görmememin ceremesini çektim. İkinci girişimim de bana bir 10 dakikaya daha mal oldu ve 20 dakika harcayıp hiçbir şey elde edemedim. Bu, bir bölüm için inanılmaz kötü! Tecrübeli bir çözer içinse, tecrübelerin uygulanmadığını gösteren ve kendine olan aşırı güvenin insana neler yapabildiğini açık eden bir hadise. Elim boş, biraz bozularaktan bir sonraki soruya geçtim. Ama aşağıdaki çözüm sürelerini de göreceğiniz gibi, eğer moralmen düşseydim kaybettiğimden çok daha fazlasını yitirmiş olacaktım. Yarışma tecrübesi şunu öğretir size: Sen bir Alman olmasan da son dakikaya kadar mücadele edeceksin, ucun da kaybetmek olsa da.

Yol (Yaklaşık 2 dakika), Foseruzu (1 ve T’den hareketle, sallaya sallaya çözdüm, yaklaşık 2 dakika, salladığım için de tüm ipuçlarını kontrol ettim, ekstra 1 dakika daha), Futoşiki (1.5 dakika), Mağara (1.5 dakika), Deniz Fenerli Amiral Battı (Yarışma öncesinde bunun bana sıkıntı çıkaracağını bildiğimden hiç bakmadan geçtim), Yin Yang (2 dakika), Dominon (1.2 dakika).

Şimdi bir hesap yapalım: Geriye kalan sorularım: Yüz, Patika Oluşturma, Komşular, Farklı Komşular, Deniz Fenerli Amiral Battı. Toplam harcadığım süre: 49.2, 50 dakika yaklaşık. Yani 5 tane sorum ve 25 dakikam vardı.

Patika Oluşturmaya geri döndüm, baktım baktım, biraz ordan sallıyorum, biraz burdan soru akmıyor. Vazgeçtim, sonrasında da şu mantığı kullandım: Birden fazla kapalı alan olma kuralını zorlaması adına, bu kuralı ihlal edecek yol parçalarını bir araya getirmeye. Aslında yine sıkıyorum; ama bir mantığa dayanarak yapıyordum bunu. Soru çözüldü. Burada yine şundan eminim, bazı arkadaşlar tek bir kapalı alan olma olayına bakmayacaklarından patlatacaklar bu soruyu. Takribi 2 dakikama mal oldu. 23 dakikam ve 4 sorum var, her türlü en az 3 tanesini daha yaparım.

Yüz’e geçtim. Normalde toplamalı, ya da matematik işlemli sorularda gayet iyiyimdir. Bu soruya da aşinayım. Baktım baktım bir şey çıkartamadım, ufak tefek şeyler, ama çok da önemli bir şey elime geçmedi. Bu soruyla o kadar uğraştım ki, size soruyu yazayım burada, hatta çizeyim ve resmini koyayım, o kadar kafamda yer etmiş.

Bir süre sonra

O kadar attım tuttum aklımdan kalmış diye, 2 tane rakamdan emin değilim, mavi ile işaretledim; ama geriye kalan 7 tanesi doğru.

YuzBurada neler neler yaptım, Allah şahidim! Oradan girdim, buradan çıktım, ona verdim, buna bayıldım, sonuna geliyorum iki tane yerin toplamı 90’da kalıyor. Değiştiriyorum bu sefer de 110 oluyor. Olduramadım, ve yine tecrübeli bir çözerin yapmaması gerektiği gibi bu kadar zaman harcayıp da puana alamamak hadisesi vuku buldu ve ben burada çok değerli yaklaşık 13-14 dakikamı heba ettim. Geriye 10 dakikam ve hâlâ çözülmemiş 4 sorum vardı.

Burada, yarışma sonrasında düşünüyorum da, Farklı Komşulara dönebilirdim (Lakin soruya Hatalı diye not düştüm. Çünkü hatırlarsanız ikinci çözüm sürecinde hep kesin gittim. Buna güveniyorum), hakikaten bunu yapmak daha akıllıcaydı. Ya da Ferhat’ın yönerge anlatımında Komşular sorusu için dediği, mantıkla çözülüyor cümlesine dikkat edip, Komşular sorusunu tüketebilirdim. Gayet güzel giderdi. Ama Amiral Battı sorusuna hücum ettim. Öncesinde karar verdiğim bir şey vardı, boşlukları hemen mavi tükenmezle çizecektim, ne de olsa sürekli sallayacaktım ve her sildiğimde boşluklar gitmesin kalsın diye bu mantıktaydım. Öyle de yaptım, sonrasında 3, 4 dakika mantıkla gittim, epey bir şeyler çıktı. Lakin süre tükeniyordu, hâlâ aklımda Yüz ve Farklı Komşular sorusu vardı: neden olmadılar?. Eğer Amirali hemen sonuca bağlayabilirsem, Yüzü son dakikalardaki sallayışımla yapabilirdim. Bunu laf olsun diye söylemiyorum, tecrübeli çözerler son dakikaya kadar savaşır, ve özellikle son dakikalarda adrenalinin verdiği destekle öyle sallarsınız ki, öncesinde dakikalar boyu çözülmemiş soru çözülüverir. Boyut itibariyle de Yüz bunun için uygundu. Amirali mantıklı bir şekilde salladım, ama sonrasında bir sallamaya daha ihtiyaç duydu, bu iyi değildi farkındayım. Salladım. Tüm rakamlar oldu gibi, ama yerleşmemiş gemiler kaldı. Buradan şu sonuca vardım: Hiçbir rakamın tesadüf etmediği yerlerde gemiler olmalı, çünkü tüm rakamlar gemileri alacak şekilde dizayn edilmemiş soru. Tecrübeli çözer mantığı, sallama bile olsa soruyla ilgili bir püf nokta yakalarsan, sonraki mantıkî adımlarda kullan. Sildim soruyu (hepsini silmemem lazımdı, ama acelem var uğraşamazdım), mantığımı işlettim. Sıkıntılar, sıkıntılar; hafif oynamalar, süre 1 dakika civarına kadar düştü. Bu da olmayacaktı sanki. Lakin hâlâ 1 dakikam vardı, biraz zorlama, biraz uğraşma, didinme ve hoop. Süre bittiğinde son gemimi de yerleştirmiştim.

Ama neyi biliyordum, takıma giremeyecektim. Koridorda arkadaşlarla konuştuk. Murat ve Salih hepsini çözmüş, Taner ve Aziz’de 50 puanlık eksik var, 2 soru; bendeyse 70 puan eksik vardı. Hatice ve Kamer de iyi yaptıklarını söylediler. Hatta bina çıkışında şöyle bir sıralama oldu: Murat (540 puan tahmini), Salih (540 puan tahmini), Taner (477 puan tahmini), Aziz ( 456 puan tahmini), Hatice (İlk bölümde Adalar kaldı demişti, sanırım ikinci bölümde de 2 soru bırakmış, 50 puan civarında, sanırım toplam 60-70 puan arası dışarda kalmış, 440 diyelim), aynı şey Kamer için de geçerli (440 tahmini), benimse (430). Tabii bu durum hiç kimse patlamazsa gerçekleşecek hadise.

Şimdi tahmine geleyim, TBT için: Murat, Salih, Taner, Aziz bana göre. Aziz her zaman soru patlamaktan şikâyet etmiştir, ama bu sefer Aziz’i daha sağlam gördüm, o yüzden pek zannetmiyorum.

Sözün özü Saygıdeğer Okuyucu, kendi hesabıma konuşmak gerekirse eğer, 2 bölüm olmasının azizliğine uğradığım gibi, yıllarca bildiğim, tecrübe ettiğim şeyleri de toplu olarak kullanamadığım ve bunun ceremesini takıma giremeyerek çekeceğim bir yarışma oldu. Kısmet diyelim ve memleketi yurt dışında temsil edecek arkadaşlara da başarılar dilemekten kendimizi almayalım.

Son bir şey, bugün üzerine de düşündüm, Sudoku takımına gireceğim bir aksilik olmazsa; ama takıma girsem de çok büyük ihtimalle affımı isteyeceğim kaptanımızdan. Başta da dediğim gibi, Sudoku çözmeyi hiç sevmediğim gibi, dünya şampiyonası çözeri ayarında da çözemiyorum🙂

1 hafta içinde sonuçlar açıklanacak, takıma girecek arkadaşların ufak tefek patlamalarını da düşünürsek eğer, sanırım son yıllarda en ilginç ve acımasız şekilde elde edilmiş bir tablo göreceğiz. Hata yapmayanların kazandığı, hata yapanlarınsa keşke bunu böyle yapsaydım takıma girmek için 8 puana daha ihtiyacım vardı sadece, aman Allah’ım ben nerdeee yanlış yaptım, Allah’ım neydi günahım dediğini

Bu yazıyı yazmak neredeyse, kontrolle birlikte 2 saatimi aldı🙂

Nuri unutmadan, hakikaten sakallar yakışmış🙂

Emeği geçen, bu şampiyona için soruları hazırlayan, bizi güzide bir üniversitede ağırlayan, her türlü eğlenceli vakit geçirmemizi sağlayan tüm Türk Beyin Takımı, Akıl Oyunları Dergisi ve Akıl Derneği ailesine teşekkürü bir borç bilirim, bir ara da bu borcumu ödeyeyim🙂

 

 

This entry was posted in Türk Beyin Takımı and tagged , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

2 Responses to Türk Beyin Takımı Seçmeleri Yapıldı

  1. Murat says:

    Takıma giremeyeceğini duymak üzücü. Gerek hazırlık aşamasında, gerek şampiyonada aldığın puanlarla takıma yaptığın katkı yadsınamaz. Umarım yerine gelecek arkadaşlar da en az senin kadar faydalı olur.

    Yarışmanın kısa olmasını eleştiriyor gibisin ama bence daha uzun olsa da sonuç pek değişmezdi. Belki daha farklı soru türleri olsa durum değişir ama genelde daha fazla bölüm ön sıralarla farkın açılmasından başka bir işe yaramıyor. WPC daha uzun olsa Pekin’de finallere kalırdım, o ayrı🙂

    • yureklis says:

      🙂 Yok. Bugün Ferhat’la da konuştuk, kesinlikle yarışmanın kısalığından şikâyetçi değilim, zaten koca yazıda onunla ilgili sadece bir cümle kurdum.

      Ona katılıyorum, yarışma ne kadar uzun olursa tecrübeli adamlar o kadar fazla puan alıyor. O yüzden hata yapmanın lüksü yoktu tadında anlattım kafamdakileri. Lakin ortada bariz bir şey var, bazen oluyor, bazen de olmayası tutuyor. Ama sonuçta spor bu… Neticede, takımda kim yer alırsa yer alsın herkesin derdi ülkesi adına daha iyi sonuçlar almak. O yüzden sıkıntı yok.

      İnşallah bu sene kalırsın🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s