Kötü Kurt Meraklısına Akıl Oyunları Dergisi ve Kırmızı Başlıklı Kız

Uzun uzun yıllar evvel, henüz insanlar tüketim çılgınlığı peşinde akıllarını yitirmedikleri, akıllı telefonların insanların başlarını ermiş armut gibi önlerine düşürmediği zamanlarda; uzun ince derelerin birbirleri içinde aktığı, ağaçların birbirlerine sarılıp Güneş’i seyredaldıkları zamanlarda; birin varmış ikinin yokmuş olduğu bilinmedik bir geçmişte, işte o zamanlarda yaşayan kırmızı mı kırmızı başlıklı bir kız çocuğu varmış.

Siz de bildiniz, kırmızı başlığıyla hasta büyük annesine yemek taşımak için orman yollarını arşınlayan kızdan bahsediyorum. Hani ormanda kötü kurtla karşılaşıp onunla kısa bir sohbet yapan ve akabinde de kurdun onun nereye gittiğini bilmesini sağlayan naif kızdan. Tabii burada birkaç tutarsızlık var: Aaa be kurt abi, madem küçük kızı yiyeceksin; neden bir taşla iki kuş vurayım büyük annesini de yiyeyim derdine düşüyorsun. Kızı ye gitsin abi, sonra da evinin nerede olduğunu öğrendiğin büyük anneyi yemeyi gidersin; ama yok kurt ya bu, kurt gibi plan yapacak, sonra da amiyane tabirle gününü görecek. Her neyse, kurdun kafa biraz basaydı iyiydi; ama zaten her şey bununla ilgili.

Sonunu da biliyorsunuz, kurt abi kırmızı kızımızı da yer, büyük anneyi yer; o sırada neden orada olduğu çok da anlaşılamayan oduncunun, olayın vehametinin farkına varmasının ardından, baltalar ortaya çıkar ve kurt karnı yarılarak denklemden çıkartılır; büyük anne ve kırmızı başlıklı kızımız tekrardan dünyaya gelir. Mutlu sonla biter, insanlık hafızasına da bu olay: Ormanda tanımadığınız objelerle konuşmayın diye kazanır; ki 400 yılda da bu: “Aman evladım sokakta tanımadığın adamlarla konuşma!”ya evrilir.

Tam şu anda başlığı okudum, güzel olmuş: Kötü kurtlara meraklı olanlara akıl oyunları dergisi…

Her şey daha akıllı olmaya zorlanıyor; hepimizin daha akıllı olmaya ihtiyacımızın olduğu söyleniyor: daha farkındalık sahibi olmak, daha bilinçli olmak, daha seçici olmak, daha araştırmacı olmak vb. Nereden bakarsanız bakın daha akıllı olmaya ihtiyacımız var; ki söylenene göre kötü kurtlara mama olmayalım. Buna eyvallah dedik; akıllı olalım, kullandığımız her şey akıllı olsun; hatta bize akıl vermeye de başlasın: Matrix yakındır ha! Ama oradaki iki düşman Makineler Vs İnsanlar mı olacak, yoksa Kırmızı Başlıklı Kızlar Vs Kötü Kurtlar mı olacak…

Masalımızdaki kötü kurdumuzun daha akıllı olduğunu varsayacağız; hatta bu varsayımı da şununla temellendireceğiz: Kötü Kurt, bir Meraklısına Akıl Oyunları Dergisi abonesi. Nasıl olduğunun önemi yok; ama büyük ihtimalle Patreon sayfasından olmuş; sonuçta kurtların da kredi kartı olabilir.

” Ulan karnım da ne aç be! Olmayacaktım şu dergiye abone, son paramı da gittim verdim dergiye. Tamam, tamam biliyorum… Atalarımın durumuna düşmeyeyim, azıcık aklın kimseye zararı olmaz. Eee çalıştırmak için de aklı, yapmalı bol bol pratik.” Kurdumuz guruldayan karnıyla ormanda oradan oraya seyirtmekte, bu gurultuyu bastıracak bir şeyler aramaktadır. O esnada, kırmızıyı görür, “Oooooo…” der ve bir ağaç ardına saklanır. Küçük adımlarla sallana sallana yürümekte olan kırmızı başlıklı bir kız çocuğudur bu.

red-riding-hoodResim kaynak: http://sketcharound.wordpress.com/2013/02/24/little-red-riding-hood-illustration/

“Amanın, şuna bak, tazecik; aç karnım için birebir.” der ve bir anda dona kalır. “Lan ben bu hikâyeyi bir yerden biliyorum, büyük büyük büyük büyük büyük kötü dedem Wolfiyenlerden Ludwing IV’ün başına gelen hikâye bu…” [Hafıza]

Usulca takip etmeye başlar kırmızı kızı, bir ağacın ardından başka bir ağacın ardına. Varlıklar beraberinde bir titreşim de barındırdıklarından, kırmızı kız göremese de kötü kurdu, titreşimi hisseder ve izlenildiği hissiyatına kapılır. Bir durur iki bakar, iki durur bir bakar. Güneş batmak üzeredir, bu bir tehlikedir. Akıllı telefonunu çıkartır ve pil durumana bakar kırmızı kız, [Analiz]. “Ohhh, pili iyi, iyi ki evden çıkmadan evvel şarj etmişim” [Öngörü, ihtimal hesaplama].

Kötü büyük kurt kızı takip etmekte, ama karnından yükselen guruldamalar onun mantıklı düşünmesine bir miktar ket vurmaktadır. “Eğer şimdi arkasından saldırırsam… Yok, sürekli hareket hâlindeyiz, eğer doğru açıyı yakalayamazsam elimden kaçabilir; çok da mecalim yok onun peşinden koşturacak. Peki, biraz hızlanıp önüne geçsem, birden karşısına çıksam… Hmmm mantıklı gözüküyor, bir tane ana yol olduğuna göre bu yolu takip etmek zorunda; bu yolu takip edeceğine göre, 5-10 dakika sonra nerede olacağını biliyorum demektir.”[Değerlendirme, Strateji]

Kurdun aklına yatan bu fikir, onu biraz aceleci olmaya sevk eder. Bu acele de beraberinde bir miktar ses çıkarmasına sebep olur ve kırmızı kız bunu fark eder.

– “Gördü mü beni? Zannetmiyorum, eğer görseydi şimdiye çoktan çığlığı basmıştı.” Kurt tatmin olduktan sonra kırmızı kızın kendisini görmediğine, planını uygulamaya koyar.

Kırmızı başlıklı kız göremese de kurdu, tehlikenin farkına varmıştır. Güneş battı batacak şekilde dünyanın üzerinden kayıp giderken, geri dönme fikri iyi durmaz. Gecenin karanlığında o yolu tekrar geçmek, beraberinde daha fazla tehlike demektir. İlerleme hızını bir miktar aşağı düşürür ve yürümeye devam eder. Sesler uzaklaşmıştır. Bu sesleri çıkartan varlığın onunla bir ilgisi olmayabileceğini düşünür. Hakikaten bir hayvan başka bir hayvan tarafından tehdit edilmiş, ve tabanları yağlayarak kaçmış, kaçarken de ses çıkartmış olabilir ya da bir kuş tünediği daldan havalanmış, o esnada bu sesleri çıkartmış olabilir. “Olabilir Allah olabilir, hakikaten illa ki bir tehlike olmasına gerek yok, birçok şey bu sese sebebiyet vermiş olabilir. Hem yok artık ses filan da…” der içinden kırmızılı kız. Bir miktar teskin olmuştur ve yoluna devam eder. O sırada kötü büyük kurdumuz yeterince uzaklaştığına kanaat getirmiş ve ana yolun üzerinde, biraz sonra kırmızı kızın geleceği noktada pusuya yatmıştır. İçi içine sığmaz, açtır, heyecanlıdır ve hakikaten büyük büyük büyük büyük büyük kötü dedesinin yaptığı hatayı yapmadan, sonunda karnı yarılmadan tazecik bir kızı yiyebilecektir.

-“Az önce lanet ediyordum bu dergiye abone olduğuma, ama şuna baksana abi, baya bildiğin mantıklı düşünüyorum, strateji güdüyorum, ihtimalleri eleyip, işime yarayacak en iyi ihtimal hangisiyse oradan hareketle bir plan inşa edebiliyorum. Süpermiş ha!” Kurt abimiz Meraklısına Akıl Oyunları Dergisi‘ne övgüler düze dursun, kırmızı başlıklı kızımız an be an yaklaşmaktadır.

Alabildiğince bir sessizlik insan doğası için çok faydalı değildir. Özellikle çoğu şeyi unutma minvalinde yaşayan insanlık için sessizlik hatırlama kapılarını açan, düşüncelerin beynin tüm fakülterine hücum ettiği bir sabotaj harekatı başlatır. Bir bakmışsınız 3-5 dakika önce olanları düşünüyorsunuz, bir bakmışsınız ailenizle birlikte yediğiniz yemekte babanızın kaşığı neden öyle tutmuş olabileceğiyle ilgili hesap yapıyorsunuz; bir bakıyorsunuz hayali düşmanlarınızı yerlebir ederken düşünüyorsunuz kendinizi… Sıkıcı, bunaltıcı bir faaliyet; ne de olsa düşünen kafa da düşünülen beden de aynı yapı içerisinde; tabii olaya mevzubahis olan ruhtur vb de o yapıda yaşadığından, tam bir kısır döngü.

İşte bu buhranlar içindeydi kırmızı başlıklı kız; demirci olan ve onları terk eden babası; büyük annesinin neden onca yaşına rağmen bu ıssız ormande tek başına yaşadığı; annesinin hiç mi aklı yoktu ki onun gecenin karanlığında ormandan geçerek büyük annesine gitmesine izin verdiği, az önceki sesler, izlendiği huzursuzluğu… derken kurt bir hışımla kırmızının önüne atlar; açlıktan gözü dönmüş bir şekilde ulur, homurdanır, dişlerini birbirine vurur…

Kırmızı kaçamak bir hamle yapar, o sırada çantası kolundan fırlar; kurt bu hamleye karşı bir hamle yapar kızın üzerine; ama tam o anda, her nasılsa yerde duran ve çantanın yere düşmesiyle gayri ihtiyari ortaya çıkan şey kurdun gözüne takılır, “Merakkkk…”

Kırmızı kız kendini savunmak için geriye doğru hamle yaptığında kıç üstüne oturmuş kalmıştır; o sırada kurt şaha kalkmış ona doğru hunharca düşmektedir. Fakat tam o anda zamanın durduğunu ve kıç üstüne oturmuş bir kızla, havada asılı olan kurdu hayal edin, kurdun kafası kıza değil, yerde duran nesneye dönük…

43 saniye sonra

– ” Bu ne der?” kıza kurt,

Kırmızı ise korkmuş bir şekilde, cevap vermek istemeye istemeye verir: “Dergi…”

– “Onu görüyorum be kız çocuğu! Sende ne arıyor bu dergi?”

Kurdun bu merakı karşısında afallamış kız, hafif toparlanarak: ” Aboneyim, daha bu sabah geldi; ben de çözemedim, o yüzden yanıma aldım…”

Kız cümlesini bitirmeden kurt “Susss!!!” diye bağırır. Sonrasında da “Olamaz, olamaz…” diye ağlamaya başlar.

Yaklaşık 1 dakika sonra:

İkisi de ne olup bittiğimi anlamaz şekilde birbirlerine bakmaktadırlar. Kurt elindeki dergiyi evirir çevirir, bir dergiye bir kıza bakar. Heyecanı, korkusu, açlığı bir miktar azalmış olacak ki, başlar anlatmaya:

– ” Seni yiyecektim. Her şey tamamdı, tüm planım hazırdı; ama gel gör ki Meraklısına Akıl Oyunları Dergisi abonesiymişsin…”

– “Anlamadım.” der kırmızı kız bön bön bakarak kurda,

– “Anlamayacak ne var, ben de bu dergiye aboneyim. O kadar aboneyim ki, son paramla gittim bu dergiye abone oldum. Şimdi senin de bu dergiye abone olduğunu görünce, hatta böylesine yanında taşıdığını görünce, ne açlığım ne de başka bir şeyim kaldı…”

– “İnanmıyorum!” der kız, hakikaten de inanamamaktadır.

Oturdukları yerde bir süre konuşurlar, dergide beğendikleri oyunlardan bahsederler; hatta bir ara ormandaki hayvanların şahitliğiyle, gülüşme sesleri bile duyulmuştur. Kurt patisini uzatarak kırmızı kızı yerden kaldırır; hadi var git yoluna diyecekken, ya başka tehlikeler olursa fikri aklından hızlıca geçer [Hızlı karar alabilme], “Sana eşlik edeyim gideceğin yere kadar” der.

Kırmızı kız her ne kadar bunun da başka bir plan olabileceği,  kurdun, büyük annesinin evinin yerini öğrenmek ve ikisini birden yemek istediği gibi bir başka düşüncesinin olabileceğini aklına getirmiş olsa da, buna ihtimal vermez ve der ki: “Dert etme, annem büyük anneme karnıyarık yapmıştı, sever misin?” Kurt ağzını şapırdatarak: “Bayılırım” der. Kırmızı kız da: ” Haydi o zaman büyük anneme gidelim, güzelce karnımızı doyuralım, ardından sana bir et suyu çorbası yaparım, biz de çay demleriz; güzelce dergimizi çözeriz, ne dersin?” diye sorar kurdun gözlerinin içine bakarak. Kurt ne desin: “Allahhh derim be!” der ve büyük annesinin evine doğru yola koyulurlar.

İşte Saygıdeğer Masal Dinleyicisi, Meraklısına Akıl Oyunları Dergisi sadece zihni fakülterinizi açmaz, hayatınızı kurtarır, hatta kurtsanız size karnıyarık bile yedirir; ya da kırmızı başlıklı kızsanız en canavarından sizi arkadaş sahibi yapar. O hâlde buyurun abone olmaya:

Meraklısına Akıl Oyunları Dergisi Abonelik [Akıl yürütme]

Reklamlar
Bu yazı Meraklısına Akıl Oyunları Dergisi içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s