Önemli Olduğunu Sanmak

İnsanlığın büyük palavralarından birine hoşgeldiniz. Ne demiş şair olmayan, yalanlarla yaşamak yalansız yaşamaktan daha kolay.

Senelerdir, hatta yüzyıllardır her türlü insan söylemiş ya da hissetmiştir, dünya ben olmadan da dönüyor, içinde bulunduklarım bile ben olmadan gayet görevlerini yerine getirebiliyorlar. O hâlde beni önemli kılan nedir?

Önemli olduğuna inanmak da diyebilirdim; ama o zaman tercihe kalmış bir inanç meselesi olurdu ki; bunun bir palavra olduğunu söyleyemezdim. Bu bir iman meselesi değil, bu bir sanrı, sahne gösterisi, perdedeki rol.

Ademin soyunun günü kurtaracak, kendini daha iyi hissettirecek çözümlere ihtiyacı var. Günümüz dünyasını da göz önüne alırsak, şimdilerde buna her zamankinden daha fazla gereksinim duymakta. Türlü oyunlarla ya da kılıf geçirilmiş şişme sanrılarla dolu dış ve iç dünyada, şu hayat denen çembere tutunmak için elde çok fazla bir şey yok. Dahası işinde gücünde bir insan evladının yaptıklarını daha kabullenilebilir kılıyor kendini önemli sanması.

En azından kendimi peşkeş çekerek anlatabilirim bunu. Aslında başkaları üzerinden de anlatabilirim; ama bilimde ilerlemeyi sağlayan başkalarının cesetleri üzerinden yapılan tahlille kalbin yerini bulmak değil; kendi kalbini çıkartabilmektir. çok dokunaklı oldu!

Birazcık farklıysanız diğerlerinden ya da elde kalan son umutsanız aileniz için küçük yaştan itibaren, mühim işleri göğüsleyeceğiniz(i) öğretilir size, anlatılır; ki bir müddet sonra siz de inanırsınız buna, hatta yıllar geçtikçe bu bir anlatım değildir, bu bir yazgı oluvermiştir sizin için. Bu bahsettiğimiz kendini önemli sanmanın en azılı ve geri dönüşü zor olanıdır. 5 yaşlarındayken bir rüya gördüğümü hatırlıyorum ve kederden sararmış valideme anlattığımı bunu. Rüyaları pek sevmem aslında, her ne kadar orada olsalar da, ne demiş ana tema “r u there?”

Rüya bir duvar, şu Dolmabahçe’nin duvarları gibi, bir ağaçla ilgili. Şöyle anlattığımı hatırlıyorum: Bir duvar vardı anne kocaman. O kadar büyüktü ki, başı yoktu ve başı olmadığı için de bana taştan bir duvar gibi geldi. Nasıl çıktım hatırlamıyorum, ama sanırım biraz zor olmuştu. Duvarın öte tarafında ya da duvardan fışkıran meyveli ağaca ulaştığımı ve sanırım elma olan meyveyi kopardığımı hatırlıyorum. Annem bana bakıp, “Oğlum sen büyük adam olacaksın !”dedi. Şimdilerde yaşlanmış ve kurumuş söğüdün altındaki arıktan geçerken bunu düşündüğümü ve kendi kendime evet ben büyük bir adam olacağım ve çok mühim şeyler yapacağım dediğimi hatırlıyorum. Seneler seneler, ara ara annem bu rüyayı hatırlatıp tekrarlamıştır büyük adam olacağıma biatını.

The wall

[Resim Kaynak: http://gvshp.org/blog/2013/05/23/more-evidence-of-historic-cemetery-under-endangered-church/%5D

Bir miktar dengesiz olduğumu kabul ediyorum; ama bakınız bu dengesizlik bile benim kendimi önemli sanmama çok büyük dayanak sağlamıştır yıllarca.

Vasat bir iş yapıyoruz, çalışmamız gereken bir işte çalışıyoruz. Bir yandan memnunuz böyle boktan bir işte çalıştığımız için, ehemmiyetsiz bir varlık oluşumuzla alakalı. Bir yandan da gıpta ediyoruz kendimize, her önemli insan yapmıştır bunu ve her önemli insan da geçmiştir buradan. Şunu diyoruz arkadaşla birbirimize, eğer biz işimizi bir an olsun aksatırsak tüm fabrika durmak zorunda kalır. Evet! Bir üretim bandında yapılması gereken n tane işten bir tanesini yapıyorduk ve basit denklemdeki gibi bazı değişkenleri ve biz de o değişkenlerden bir tanesiydik. Eğer biz bize biçilen sayı olmayı bırakırsak denklem çözümsüzlüğe ve karmaşıklığa gidiyordu, bu durumda ya bazı şeyleri küçük hata payı kabul edip yok saymak ya da bazı sadeleştirmelere gitmek gerekiyordu. Ama biliyorduk, biz mühim insanlardık, tek bir hareketimizle tüm bant bant olmaktan çıkar, yaş boka yapmışmış taş misali tıkanır kalırdı.

Sıradan ofislere bakın, sıradan takım elbiselerini takıp takıştırmış yürüyenlere bakın, hepsi olmasa da çoğu; ama ben hepsi diyeceğim, öyle sanıyorum, inanç değil, inanıyorlar önemli olduklarına. O boktan evraklar arasında koşuşturmaca oynarlarken yaptıklarının önemli olduğuna, kendilerinin önemli olduğuna o kadar inanıyorlar ki; evet burada inanç oldu, kendilerini önemli sanıyorlar. Sadece sıradan insanlar için değil bu söylediklerim, aşağıdan yukarıya, ayrımcılık var tabii ki, hepimize sirayet etmiş. Bu yüzden ikiyüzlüyüz, bu yüzden öfkeliyiz, bu yüzden kendimizden başka hiç kimseye inancımız yok. Kendilerini küçük tanrıcıklar haline getirip başkalarına satmaya çalışan ucuz tüccarlardan başka hiçbir şey değiliz.

Şu şekilde kandırmıyor musunuz kendinizi, ben büyük bir resmin parçasıyım, benim bir görevim var ve onu ifa edeceğim, benim bir anlamım var, tek başına olmasa da büyük resimle birlikte. Ve bu yüzden önemliyim ben. Hakikaten mi? Sizi diğer akıllı varlıklardan ayıran nedir sayın önemli şahsiyet? Sizi olmaz yapan, size kendinizin önemli olduğunu düşündürten sebep nedir? Nerededir bu sebep, nerenizde saklıyorsunuz bunu? Yoksa çelimsiz bir çiçek gibi kuytu bir yerinize diktiniz de, gözlerden ırak orada mı büyütüyorsunuz?

Bırakalım bunları sayın yazan kişi! Sizin de bildiğiniz gibi yokları oynuyoruz, komik oluyoruz, bedenimizden büyük olan ve elimizde koca bir sıçan gibi duran kılıcı taşırken ve ardında da dünyayı, hepinizi kurtaracağım diye naralar atarken.

Şunu söylemek güzel olurdu genç insanlara, nasihat tadında, bal dök yala; büyümek ve yaşlanmak zor bir şey ve insanın canını yakıyor. Çünkü senelerce bir bilardo topuna vurup da oyunu olmasa bile sayı yapmak derdinde olan bünye, maalesef böyle bir şeyin olmadığını gördükçe önemli sanma üzerine düşüyor ve aslında hatanın en başta olduğunu bir nebze de olsa idrak ediyor.

Ne demiş bir Moğol bilim adamı, “Eğer insan işiyorsa hiçbir önemi yoktur!” (bunu neye dayanarak söylemiş bilmiyorum).

önemle kalın, muaaa

[yazılma tarihi: 05.01.2010]

This entry was posted in Sallamalar and tagged . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s