Akıllı Kabristan

uyarı: Bu yazı ya da bu yazıya benzer bir yazı bu sabahın (26 Ekim 2007 sabahından bahsediyor) erken vakitlerinde yazılmıştır. Ama içimde bir ukte kalmıştı, acaba saygısızlık mı ediyorum mevta kardeşlerimize diye, sonrasında da yazıyı buraya çakamadan elimde patladı, uçtu gitti. Bu bir işaretti; ama insanlar işaretleri zor anladıkları için tekrar deniyoruz.

mezar
Bir defa mevzunun çok can alıcı ve iştah açıcı olduğunu belirtmek isterim. O kadar yani. Burada ismi geçecek olan akıllı kabristan, mezarlık sistemine dâhil değildir; mezarlık sistemine dâhil olmadığı için de mevtalara yapılmış herhangi bir saygısızlıktan söz edilemez. Birileri yorum babında saygısızlık yapıyorsun derse, o demelere karşı şimdiden kendi demeleri belirttim. Dahası herkes ölecek zaten.

Normal, bildik mezarlıkların durumları kısaca izah edecek olursak eğer:

Mezarlıklarda her ne kadar parselleme, tapulama olayı mevcut olsa da, aile bireyini gömmüş olan aile sakinleri mevtayı ziyarete gittiklerinde, yeni mezarı bulmakta güçlük çekebilirler. Zaten mezar, gidegele gidegele öğrenilir. Şurada ağaç vardı, şu tarafta çeşme vardı şeklinde.

Mevtanın mezarına sulamak isteyecek olan akrabaları daha öncesinden kenara köşeye sakladıkları kola şişelerini ya da bidonları kullanırlar. Bu taşıma araçlarıyla en yakın çeşmeye kadar gidilir ve toprak suya doyana kadar git gel işlemi tekrarlanır.

Ot, bitki ve bilumum nebatat durumu kontrol dışıdır. Bir de buna ağaçlandırma, çiçeklendirme meraklısı mevta yakınları da eklenince iş hakikaten kontrolden çıkar. Bazı mezarlar, üzerlerini kaplayan otlardan, çayırlardan görünmez hâle gelir.

Daha yenice defnedilmiş bedenlerin mezarlarını belli edecek mermerden sütunlar olmadığı için, mezar taşı babında bir tahta çakılır ve bu tahtaya genellikle kırmızı renkte bir çaput bağlanır. Bazen bu mezarlar fark edilemez ve ölüye saygısızlık olarak addedilebilecek mezar çiğneme hadisesi gerçekleşir.
… bunlar gibi nice zorluklar, düzensizlikler.

İşte akıllı kabristan olayı burada devreye girer. Öyle düşünün ki; defin işleminden sonra defin müdürlüğü size bir kart veriyor. Bu kartta bir numara var. Bunun vasıtasıyla mezarlığa giriş çıkış yapıyorsunuz. Ama tabii sadece bununla sınırlı değil. Bu kartı girişteki okutman aletine okuttuğunuzda, fiş büyüklüğünde bir harita çıkıyor ve bu harita gitmek istediğiniz mezara(size soruyor eğer birden fazla yakınınız varsa, hangisine gitmek istersiniz diye) giden en kısa güzergâhı çıkartıp veriyor.

Net ortamından mezarlığın web sitesine girerek, bu kartta yazılı olan numara vasıtasıyla mezarlığın en yoğun ziyaretçi aldığı zaman aralıklarını, mezarlığın doluluk oranını, kadın erkek oranını, yaş dağılımını; mezarınızın etrafındaki otların vb nin boy hacim bilgilerini, sıklıklarını, mezarın üzerine düşen yağış miktarını, hangi ayda hangi çiçeğin ve ağacın dikilmesi gerektiğini hatta revaçta olan çiçeklerin isimlerini, nereden tedarik edebileceğinizi, mezarı ziyaret eden en son kişiyi, mezarlığın genel sıcaklık dağılımını, bidon vb su taşıma araçlarının hangi noktalarda istiflendiğini, çeşmelerin dağılışlarını, hangi çeşmeye gitmenin sizin için avantajlı olduğunu vb bilgiyi edinebiliyorsunuz.
Hatta isterseniz, belirli bir ücret karşılığında mezarınıza bir memur tayin edebiliyorsunuz. Bu memur size aylık olarak raporlar sunuyor: mezarın toprak durumu, toprağını verimliliği, ağaç, çiçek durumları, sulanma çizelgesi, ziyaret edilme bilgileri, günlük dua okunma süresi vs

Örneğin, bir arkadaşınızın ölüp ölmediğini merak ediyorsunuz. Bu da çok ilginç bir merak unsuru olurdu; ama varsayalım ki olsun. Mezarlığın web sayfasında sol üst köşede durmakta olan “toprak” boşluğunu isimle doldurarak, arama tarama işlemini gerçekleştiriyorsunuz. Eğer isme rastlamadıysanız, daha genel bir arama için mezarlık müdürlüğünün web sayfasına girerek, genel bir arama da yapabiliyorsunuz. Eğer aradığınız isme rastlamışsanız şöyle bir imkân tanıyorlar size: yakınlarına çiçek, taziye mesajı gönderme, mevtanın mezarına çiçek vb gönderme, tabii ki bunlar ücretli ve bu ücretler kartınıza yansıyor.

Yangınlar insanların yaşadıkları yerlerde çıktıklarından (alev ancak oksijenle var olura gönderme var), mezarlığın herhangi bir yangın sistemi yok; ama güvenlik sistemi var. Ne de olsa mezar hırsızlığı diye bir şey var. İki vardiya şeklinde ve buna eşlik edecek tarzda güvenlik kameraları ile donatılmış akıllı kabristan. Kayıtlar belirli bir süre ana merkezdeki bilgisayarda istiflendikten sonra, ülke mezarlıklar amirliğine gönderiliyor. Böylece hangi mezarlıktan ne kadar vukuat olmuş, olmamış anlaşılabiliyor.

Nihayetinde en eğlenceli ve veciz kısım: Hepimizi öleceğiz, akıllı ya da akılsız.

This entry was posted in Sallamalar and tagged , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s