Yozgat Kadışehri İlçesi Zeka Oyunları Projesi İzlenimleri – Bölüm 2 Gelişme

Beni aldıklarında saat 21:35 civarıydı. Maksut Bey bana “Serkan Bey?”, “Evet. Maksut Bey?” “Evet.” şeklindeki kısa diyaloğumuzda, Maksut Bey beni Asım Bey’le tanıştırdı. Ford’un fokuslanmış aracına binip Kadışehri’nin yolunu tuttuk. Beni tanıyanlar bilirler, düz mantık tarafım vardır. O kadar düzdür ki, dersiniz bu adam nasıl mühendislik okuyabilmiş ya da nasıl oluyor da zeka oyunları gibi birçok mantığın bir arada yer alabildiği bir alanda takılabiliyor. Ne yapacaksınız, eşeği altına kafese koymuşlar eşşek yine eşek, yine eşek.:)

Alın size düz mantığımı anlatayım da ne kadar dümdüz olduğunu görün: Bizim köyümüz Denizli merkeze yaklaşık 22 km uzaklıkta ve takribi 30 dakikada (dolmuş ve otobüsle) merkeze varıyorsunuz. İşte ben, Sorgun-Kadışehri arasını da tam olarak bu şekilde düşündüm, 22 km ve 30 dakika🙂 Lakin 45 dakika kadar sürdü yolculuk. Bu esnada Maksut ve Asım Bey’le proje üzerine, eğitim üzerine sohbet ettik. Gördüğüm çevreyle ilgili size betimlemeler sunmak isterdim, fakat pek bir karanlıktı o yüzden bir şey seçemedim.

Kadışehri, nüfus: 4900 yazılı bir mavi tabelayı sağımızda, solumuzda da bir petrol ofisini bırakarak ilerledik. İki beyefendi, çay içer miyiz dediler. Bir tane pastanesi varmış ilçenin, oraya gittik. Selamlaşmadan sonra, arkadaşlar birbirleriyle şakalaştılar. Küçük yerlerin en güzide özelliğidir: Herkes birbirini tanır, selam verir ve şakalaşır. Çayları yokmuş, sıcak su da bitikmiş; o yüzden müsaade isteyip, Kadışehri Belediye’sinin en üst katına yollandık. Epey muhabbet ettik, çay içtik. Asım ve Maksut beyler öğretmen, ben de hadi ayıp olmasın diye eğitmen sayılırsam eğer, konuşmamızın ana ekseni tahmin edersiniz ki eğitimdi. Memleketteki eğitimdi, memleketin eğitimiydi vs.

Kalacağım oda Belediye’nin 2. katındaydı, aynı şekilde bir sonraki gün yapacağımız eğitim de o kattaydı. Görevli arkadaşlardan biri yardımcı oldu, Maksut Bey ve Asım beyler gittiğinde, 4 tane yatak bulunan odada tek başıma kalmıştım. Alternatife bakın, birinden sıkılırsan git diğerinde yat; ya da saatlere böl bir onda bir bunda yat. Normalde doktor bey kalıyormuş; ama sanırım benim orada olacağım tarihlerde bir başka yerde işi varmış ve benim için de kalacak yer ortaya çıkmış. O gece ancak saat 4 sularında uyuyabildim. Telefonu kurdum, eğitim 8’de başlayacaktı. Lakin o kadar yorulup bir o kadar geç yatarsanız kalkmanız bir miktar zor olur. Telefon çaldığında, saat 8:05’ti ve arayan Tuba Hanım’dı. Aman deyin dedim, Tuba Hanım kusura bakmayın, hemen geliyorum. Gözümün önüde canlanan sahne: 53 tane öğretmen konferans salonunda yerlerini almışlar (bu arada bir çoğu çevre köylerden geliyorlar), büyük ihtimalle de sabahın erken saatlerinde kalkıp o kadar yolu teptiler. Bense eğitimin yapılacağı katın aynısının tamamında, bir odada fosur fosur uyuyorum. Bunun bir bahanesi olmaz, yok bilmem kaç saat yolculuk yok bilmem sabahın köründe yatmalar. Alelacele toparlandım ve seyirttim. Allah’tan 106 tane göz, gözlerini belirtmiş beni aramıyorlardı. Öğretmenler onlara dağıtılmış eğitim notlarını, onlara verdiğimiz dergi ve oyuncakları inceliyorlardı. Hemen sahnedeki yerimi aldım, şişkin gözlerle işimin başına geçtim.

Çok konuşkan bir adam değildim; her şeyi kendi kafasında yaşayan adamlardandım. O yüzden bir şeyleri anlatmayı pek sevmezdim ve anlattığım şeyler olursa eğer, hemen anlaşılmasını isterdim. Eğer anlaşılmazsa deliye dönerdim. Küçük kız kardeşime, evimizin mavi demir kapısında, okuldan aşırdığım tebeşirleri kullanarak matematik anlatmaya çalıştığımı hatırlıyorum. İkimiz de küçüktük; ama o benden daha küçüktü. Ufak bir şeyi anlamadığında ona kızar bağırırdım, vah kuzum benim! Benim o hâlime baksalar, bu adam hiçbir şey anlatamaz derlerdi. Lakin sonraki yıllarda birçok insana birçok şey anlattım. Beni tamamen anlatıcı ve konuşkan biri hâline getiren ise Ferhat’tır.

Çocukken kendimde fark ettiğim şeylerden bir tanesi, olay ne kadar karmaşık olursa olsun onu çok kolay örnekleyip ortaya koyabildiğimdi. O zaman düşünürdüm; bu benim ne işime yarayacak diye. Ama mühendislik fakültesinde öğrendiğim: Her şeyin aslında var olanın bir modellemesi olduğuydu. Ya da eğitimcilik tecrübem sırasında, ne kadar örnekleyebilirsen o kadar rahat anlatabilirsindi. O yüzden yazdığımda ya da birilerine bir şeyler anlattığım işime yarıyor örneklemeler.

Eğer eğitim esnasında karşıdaki vatandaşlar, bilgiye açsalar, zamanında hocaların dediği gibi, eğitmen daha fazla anlatmaya başlıyor. Ama eğitmen karşı tarafta yorgunluk, bıkkınlık görürse, anlatacağımı anlatır geçerim diyor; çünkü hevesi kalmıyor. Zeka oyunları eğitimlerinde coştuğum zamanları biliyorum, Diferansiyel denklemlerden bahsettiğim, entropi’den, varlık ve yokluktan bahsettiğim zamanları. Çünkü bir kere açıldı mı gerisini alamıyorsunuz, anlattıkça anlatıyorsunuz. Bildiğiniz her şey birbiriyle eklemleniyor ve anlattığınız konuyu daha da eğlenceli hâle getiriyor. Özellikle sonra 3,4 yılda kendime eğitimciden çok masalcı sıfatını yakıştırıyorum.

Masalar dolusu öğretmen, Kadışehri Belediyesi’nin konferans salonunda benden zeka oyunları dinliyorlardı. ORAN Kalkınma Ajansı, Kadışehri Kaymakamlığı ve Türk Beyin Takımı tarafından oluşturulan bu eğitim projesinde, ilk günün anlatıcısı bendim. Öğretmenler ağırlıklı olarak gençlerden müteşekkildi. Çok azı öncesinde zeka oyunlarıyla hemhal olmuştu. İlk ünitede anlattığım ise ABC Kadar Kolay ve Apartmanlar oyunlarıydı. Bu iki oyun daha öncesinde zeka oyunlarıyla tanışmamışlar için bir miktar güçlük çıkarabiliyor. Özellikle ABC Kadar Kolay. Çünkü hem Sudoku mantığı, hem görme mantığı, hem de boşluk kavramı var. Burada bir es vermek gerek.

ES (Yarın kaldığımdan yerden devam edeceğim)

kadisehri_1

This entry was posted in Türk Beyin Takımı and tagged , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s