Narsisistik Erkekler Üzerine Yaklaşımlar – 6

Tam olarak burada kalmışız: “… Burada keselim, yorucu oldu. Bir sonrakinde, 4. olan yani Psikopatik Kişilik ile, sayfa 35’ten devam ederiz.”

Aramızda kalsın, yazı yazmak pek hoşuma gitmiyor. Hoş yıllardır yazdığım şeylerin toplamı, Oğuz Atay‘ın ömründe yayınlanmış eserlerinin toplam sayfasından fazladır. Ne saçma, nitel nicelik olayı devereye giriyor işte burada. Hiçbir zaman da öğrenemedim, nitel mi öze hitap eder, yoksa nicel mi öze hitap eder? Öz dediğim sayıdan, yani çoğunluktan çok anlama hitap etme. Ama basit bir mantıkla çözdüğümü anımsıyorum bunu. Nitel’de “et” olduğundan metaya benziyor demiştim. Meta da mal, mülk somut bir şey olduğundan sayıya tekabül ediyor diye bir bağlama çekmiştim. Ama öyle değilmiş 🙂 Eheheh, bunu okuyanlar da böyle bir mantık kurarlarsa benim gibi yıllarca öğrenemeyecekler demektir. Nitel, aklınıza nitelik gelsin (vasıf, karakter, öz); Nicel’den nicelik gelmese de olur, bu da sayı ile ilgili. Demem o ki Sayın İzleyici, Oğuz Atay’dan çok yazmış, harf israf etmiş olabilirim; ama nitelik olarak O’nun yanına bile yaklaşamam. Neyse, goygoyu bıraktım, olaya gireyim buradan. Aslında olaya girmeden de yazacak şeylerim var; ama arada derede bahsederim onlardan, eğer olursa.

2. Psikopatik Kişilik: s.35 “Herhangi bir suçluluk ya da vicdan azabı belirtisi göstermeden yalan söyler, aldatır, çalar, hatta cinayet işlerler.

s.36 “Bu davranışın altında yatan dürtüler erken çocukluk döneminde yaşanan, çok tramvatik ve aşırı bunaltıcı deneyimlerden kaynaklanır.” demiş Alex abimiz. Şimdi azıcık olayın üzerine eğilelim. İlk önce şunu söylemekte fayda var: Burada yazdıklarımı okuyan insanlar benim su katılmamış N olduğuma kanaat getirmişler 🙂 Böyle bir sonuca nereden vardıklarıyla ilgili en ufak fikrim yok; ama kanaatimce bir yerlerden kanıt elde etmiş (bu da çok filmvari oldu) ya da adamların elinde delil var. Eğer benim yazdıklarımdan hareketle, yani burada yazan harflerden hareketle N olduğuma kanaat getirmişlerse, birazcık zayıf bir çıkarım olur kanaatindeyim. Bu kadar N isem, neden böyle kendimi ve kendi türümdeki erkekleri ifşa etme yoluna gideyim? Bu kadar N isem neden uluorta kendimi peşkeş çekeyim? O yüzden yazdıklarım size benim bir N olduğumu ispatlamadığı gibi N olmadığımı da ispatlamaz. Sizden ricam burada yazanlarla yazan şahıs arasında ilgi kurmaktan uzak durmanız.

Abi diyor ki, eğer Psikopatik Kişilik sınıfındaki adamlar varsa, bunların ortaya çıkması erken çocukluk döneminde maruz kaldıkları aşırı uyaranlardır. Bu adamlar, sekmeden yalan söyleyebilir, bu adamlar hiç oralı olmadan aldatabilir, bu adamlar hiç vicdan azabı çekmeden insanları katledebilir. Şimdi, N olduğundan şüphelenen bir insan olduğunuzu düşünün ve böyle bir kitap okuduğunuzu. Dahası öncesinde de kendinizle alakalı çıkarımlar yaptığınızı ve elinizde en azından yaslanabileceğiniz veriler olduğunu. İnanın, acayip sıkıntılı oluyor. Bir önceki yazıda kendimi Sınırda Kişilik ve Psikopatik Kişilik arasında bir yerde işaretlemiştim (Ülen kendime karşı ne kadar acımasızım ha 🙂 ) Hemen yukarıdaki alıntının altındaki birkaç cümleyi daha çizmişim, hatta yıldızlamışım:

s.36 “Soğukkanlılıkla cinayet işleme psikopatik dışavurumun aşırı ucunda yer alan bir örneğidir. Alkolizm, ilaç bağımlılığı ve rastgele cinsel ilişkiye girme davranışlarının hepsi dışavurumun farklı türleri olarak değerlendirilebilir.” Alex abi burada hiç affetmemiş valla, lafı gediğine koymuş geçmiş 🙂 Bu cümlelerin altına yazdığım nota girişmeden önce, şu erken çocukluk dönemine dair birkaç kelam etmek isterim, eğer izniniz olursa.

Erken çocukluk: Hayatım boyunca ilginç bir adam olduğuma inandım, sonradan saçmalık olduğunu az biraz idrak ettim; ama yine de birçok insan gibi değilim. Bu ben müthiş bir insan olduğum için değil, sıkıntı erken çocuklukta. Eğer ben de birçok insanın geçtiği düzenden geçmiş olsaydım kanaatimce an itibariyle bunları yazıyor olmazdım 🙂 2-3 sene kadar evvel, beni pek bir seven bir insanın isteği üzerine bir psikoloğa (-ğa mı yoksa ga mı bilemedim) gittim. 8 hafta kadar sürdü sanırım bu “uzun yolculuk”. Aman Allah’ım, geyiğe bak! Yok efendim bu uzun bir yolculukmuş, yok efendim zart zurt… Defalarca altını çizdim, kendimi anlatmaya ihtiyacım yok. Eğer bende bir sıkıntı görüyorsanız bana çözüm yolu söyleyin, bana aman deyin hadi anlat, ne olduğu erken çocukluğunda geyiği yapmayın 🙂 Lakin yaptı gittiğim abla! Ablaya en son: “Sayın Abıla, ne diyeceksen de, ben sıkıldım artık bu işten, bana çözüm yolu sun. Ben buraya gelip de kendimden bahsetmek zorunda hissetmiyorum ve pek de hoşuma gitmiyor bu, de bana ne diyeceksen…” dediğimde iki bir şeyler salladı. Tamam dedim, daha da gelmem ben. tayyip beyimizin dediği gibi”Davos’a, daha da gelmem” 🙂

Hangi seansta hatırlamıyorum, sayın psi-kolog bana şunu dedi: Efendim siz 3 dene, 4 dene insanın başına gelecek şeyi yaşamışsınız erken çocukluk döneminizde. Aramızda kalsın Sayın İzleyici, zatı muhtereme bir de bir “kısmını” anlatmıştım; anlatamadığım, ya da baya içerilere gömdüğüm ve sırtlandığım şeyler de vardı. Ama en azından bana bir ölçü vermiş oldu: 3-4 insanın başına gelen sede sizin başınıza gelmiş. Züğürt tesellisi ne yapacaksınız 🙂

Sözün özü Sayın İzleyici bende bir erken çocukluk var, evlere şenlik! Böyle bir erken çocukluktan da normal, sapına kadar kapitalist, çoğunluğun beğendiğini beğenen/istediğini isteyen, nitelden çok niceliğe bakan bir adamın çıkması beklenmemeli. Eğer böyle bir beklenti varsa (Sayın Validem yıllarca böyle bir beklenti içinde oldu, yüzbinlerce kez bunu dile getirdi) hüsrana uğramaya hazır olsun. Benim gibi adamların bir var olma amacı olduğuna iman ediyorum. Bu amaç en kötücül de olabilir, kimsenin ya da çoğunluğun pek de hevesli olmadığı kısım da olabilir (böyle olması doğal, sıradan bir şey için kendimizi yetersiz görüyoruz, üstün demiyorum bakın, yetersiz diyorum) fark etmez, büyük sistemde bize de yer var. Bu fikre iman etmek çok faydalı, sürekli size uyarı veriyor; hayatta kal, hayatta kalmalısın ve üzerine düşeni yapmalısın. Sonuç olarak Sevgili İzleyici, erken çocukluk sakat bir şey, dikkat edin kendinize 🙂 ehehe

Cümlelerin altına aldığım nota gelirsek: ” Burada inancımla geliştirdiğim ahlak ve bilinç anlayışım var. Bunları engelliyor.” Ne demek istemişim burada, inançlı bir adamım, ya da inançlı bir adam olarak yetiştirildim. Bu inanç beni yukarıdaki gibi sekmeden yalan söyleyen, gözü değmeden aldatan, gözünü kırpmadan insan katleden bir insan olmaktan alıkoyuyor. Çünkü tüm bunların tepesinde duran bir amaç için yetiştim: Tüm insanlığın faydası. Demem o ki Sevgili İzleyici, hayatımın tek bir gayesi var: Siz daha iyi bir hayat sürün, size bir faydam olsun 🙂 İlk yazılarda Alex abi bir örnek üzerinden öyle bir kelam etmişti, aklımdan çıkmıyor hiç, azıcık koydu sanırım. Diyordu ki, adam (Eric, ülen ne kafa var ha bende, hatırlıyorum gebeşin adını) kendini “şey” olarak tanımlıyor, nerede özbenlik kardeşim! Bilmem, özbenliği bulamamış olabiliriz Sayın Alex, amma velakin bu bizim kendimizi bir şey olarak tanımlamamıza mani değil. Bırak da kendimizi bir şey olarak tanımlama lüksüne erişelim; belki faydalı bir “şey” oluruz :).

Devam yine sayfa 36’dayız: ” İnsanları çıkarları doğrultusunda kandırma, planlar kurup hayata geçirme ve takipçilerini cezbetme gibi özellikleri göz önüne alındığında…” En hoşlanmadığım şeyler bunlar, başka insanları kendi çıkarları içi kandırma, planlar kurup yine insanları kandırma. Bunu yaparken kendimi yakaladığım oldu, eğriye eğri doğruya doğru; ama affetmedim kendimi. Bu şekilde bir adam değilim; böyle yetiştirilmedim. Kendini düşünen, bir gram aklıyla oyunlar oynayıp insanları maniple eden insanlardan ölesiye hoşlanmıyorum. Onların oyunları açık etmek için yapıyorum bir şeyler, ya da minik beyincikleriyle oynadıkları oyunu oynamalarına izin verip, son perde de yapacağımı yapmaya gayret ediyorum. Etrafınızda illa ki bu insanlardan vardır. Sizi, kendi planladıkları şeylerle maniple ettiklerini düşündüklerinde o kadar mutlu olurlar ki! Sonra da gerim gerim gerinirler, ona bunu yaptırdım ettim, tuttum diye 🙂 İşte işin güzel tarafı, sizin bunları görüyor olmanızdır; çünkü siz de o silahlara sahipsinizdir; ama insanlara bunu yapmak istemiyorsunuzdur. Onların attıkları adımları görürsünüz ya da başta görmeseniz bile, sonuçlardan hareketle görürsünüz ve anlarsınız. Neye benziyor biliyor musunuz: Türkiye olsun arkadaş, insansız hava aracı bulmuş, sizin bunu bilmediğinizi farzediyor ve sizin topraklarınızda uçuruyor onu. Size hiç çaktırmadığını, sizden ileri olduğunu, tonlarca şey bildiğini varsayıyor 🙂 Siz de izliyorsunuz, ne yapacak bizim oğlancık diye. Halbuki siz yıllar evvel insansız hava aracını bulmuş, uçurmuş, eksiklerini gidermiş, daha iyi nasıl yaparım diye kafa yormuşsunuz. İşte neye benziyor, gayrimüslim mahallesinde tere satmaya benziyor (tersiydi demeyin, sizi tek yanlı olmakla yargılarım valla ha 🙂 ).

s.37 “Bu kişilerle ilgili çalışma yapan Alan Harrington’a göre ‘parlak, vicdansız, kötücül bir zekaya sahip, sevgi ve suçluluktan yoksun, dünyanın geri kalanına yönelik saldırgan tasarımarı olan’ başarılı psikopatlar da vardır. Böyle bir birey ehil avukat, yönetici ya da politikacı olabilir. Harrington bu tür kişilik yapısına sahip olanlar için ‘Başkalarını öldürmek yerine şirket avcısı olabilir ve şirketleri öldürebilir. İnsanları öldürmek yerine kovabilir, bedenleri sakatlamak yerine işlevlerini kısıtlayabilir.

Bunun altına burada sadece gülsem (:)), bunu yapsam, millet korkacak 🙂 Ama iyi tespitler, epey hem de. Bu kadar iyi olduğu için de pek bir şey söyleyemeceğim. Bir tane daha kaldı bozukluk, o da Paranoid Kişilik. Buna da sonra devam ederiz, olmuş gecenin körü. Bir dene de parça paylaşmazsak olmaz, son zamanlarda dinlediklerimden gelsin:

Reklamlar
Bu yazı Narsisistik Erkekler Üzerine Yaklaşımlar, Yazılar Çiziler içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s