Narsisistik Erkekler Üzerine Yaklaşımlar – 9

[…] 17 yaşından bu yana yazıyorum. Kanaatimce az sonra bu kadar senedir yazdıklarım arasında en iyisi yazacağım. İhtimal tabii🙂

İstanbul’da hava yağmurlu… Az önce öğrendim ben de dışarı çıktığımda. Bu sokak alabildiğine köhne bir sokak. Kanaatimce burada çoğunuz yaşayamazdınız🙂 Ehehehe, cidden bu şekilde düşünüyorum. Dönüşte kır pidesi aldım kendime, sokak boyunca kokuyordu namıssız.

Kır pidesiyle 20 yıla varan bir dostluğumuz var. Hoş son 6-7 senedir bir araya gelemiyorduk; ama nihayetinde artık düşkün bir adam olduğumdan, kır pidesine bir selam çakmanın zamanı gelmişti. Öğrencilik yıllarımızda, üniversiteye hazırlanıyorken, sınıftaki arkadaşlarla gün sonunda mutlaka giderdik Çamlık Camii’nin karşısındaki belediyenin arka tarafında yer alan yere. Ayran eşliğinde yuvarlardık. Üniversite yıllarında da, şimdilerde gocaman adam olup, çoluk çocuğa karışan ufak kuzenimle giderdik Kadıköy’de. Tahmin ettiğiniz gibi kır pidesi hem ucuz, hem de içinde kıyma, soğan falan var. Bu kadar ucuza yiyebileceğiniz nadide yiyeceklerden. Ama yedikten sonra ağzınızdaki yağ tadı bir türlü gitmez. Bunun iki sebebi olabilir: Ya adamlar hakikaten sağlam et ve o etten olma kıyma kullanıyorlar ya da… Ya dasını bilmiyorum🙂 Garnımı doyurduğum kır pidesine şimdi haksızlık etmeyeyim.

Her neyse Sayın İzleyici burada size hafızamdan bahsedip, nasıl hiçbir şeyi unutmadığından bahsedecektim; ama ne gerek var. Boşverelim benim hafızamı, kanaatimce Narsisistik erkek müsvettelerini bu kadar ifşa etmem birilerinin işine yarıyor. Hakikaten yaşam koçu falan olabilirmişim ben ha, ya da aşk doktoru🙂 Yarıyor değil mi, etrafınızda böyle (daha önceki 8 yazıdaki gibi) dolanan adamlar varsa onlardan uzak durun hanımlar, çünkü onların hiçbir şeye gücü yetmez. Siz ki sağlam bir yoldaş arıyorken, bu adamlardan hiçbiri sizin isteğinize, ya da sorunuza cevap olamaz.

Kaldığımız yerden devam etme adına. Ama şimdilerde olaya dâhil olanlar varsa eğer, onlara tavsiyem buradakileri okumaları: Narsisistik Erkekler Üzerine Yaklaşımlar

Sayfa 50: ” Bu aşk benliğe yönelik bir aşk değildir, çünkü kendini farklı bir görüntüyle kaplayan kişi gerçek benliğini kabul edilemez bularak reddetmiştir.

Orjinal tanım aslında bu, nasıl mı? Adam içindeki çekirdeği kabul etmiyor; onun yerine şu tür kılıflara girmeye çalışıyor: Sevecen – Akıllı – Anlayışlı – Tahammülperver – Güvenverici – Ayaklarıyerebasan – Komik – Arkadaşcanlısı vs. Bu minvalde de hayatını konumlandırıyor. Yani Narsisist burada kendine bir etiket beğeniyor, en yapabileceğini, ya da gençliğinde insanlar ancak bu tür X’leri çok seviyor kabullenmesine dayanan sonuçları… Öyle de olur, Narsisist için sorun değil bu, sorun olan adamın sürekli bu şekilde olması. Düşündüğünde ona da saçma geliyor: Bir adam sürekli sevecen olamaz, sürekli anlayışlı olamaz. Robot mu kardeşim bu adam! Bu adam hiç üzülmez mi, hiç keyfi yerinde olmamazlık etmez mi, hiç hayal kırıklığına uğramaz mı, başaramadığı bir şey olmaz mı… Olur tabii, o yüzden bir Narsist ilk başta etkileyicidir, akabinde balondan başka bir şey değil. Karşı cinsten ne beklediğini bilen akıllı kadınlar bir N’yi birkaç oturumdan sonra idrak eder ve ondan uzaklaşırlar. Çünkü hakiki bir kadının aradığı türden adamlar değillerdir bunlar.

Buraya 3 yıldız koymuşum, Sayfa 52-3: “Birçok narsisistik bireyin gerçek yaşlarından daha genç görünmeleri beni hep şaşırtmıştır. Hatta yüz hatları endişe ya da üzüntü ifadesi olan hiçbir çizgi ya da kırışıklık barındırmaz. Bu insanlar hayatın onlara dokunmasına izin vermezler, özellikle de hayatlarındaki içsel olayların zihin ya da bedenlerinin yüzeyine çıkmasına müsaade etmezler. Bu, beraberinde duyguların inkâr edilmesini getirir. Ancak insanların hayata karşı bağışıklıkları yoktur. Bu tür vakalarda yaşlanma  içsel bir şekilde oluşur. Sonunda Dorian Gray vakasında olduğu gibi, acı ve çirkinlik inkârı kırar ve kişi bir gecede yaşlanmış gibi görünür.

3 yıldız koymamın sebebi burada anlatılanların benim için de geçerli olması. Yaşlanmıyorum, yani diğer insanları gibi yaşlanmıyorum. Arkadaşlarım bana, oğlum sen galesiz adamsın, biz ne hale geldik, sende hiçbir şey yok derlerdi. Ben de ne galesizliği kardeşim, benim hayatım çile derdim içimden. Ama farkı benim çileye erken yaşlarda maruz kalmamdı, bu yüzden ondan kurtulacak yolları erken keşfetmemdi. Hoş bu keşif bizi Narsisistik dünyaya götürdü. Ne onlar gibi üzülebildim, ne onlar gibi sevinebildim. Çünkü bir defa zırhı giymiştim daha fazla acı çekmemek için. İşte o da beni bu noktaya getirdi. Bu kitabı okumadan evvel hissiyatım şu yöndeydi: “Serkan başına, ya da değer verdiğin insanların başına kaldırmayacağın şeyler gelecek, biliyorsun değil mi. İşte bunlar olduğunda sen darmadağın olacaksın ve o parçalarını bir daha bir araya getiremeyecekler. Çünkü sen, senelerdir ben kuvvetliyim, her türlü ihtimale hazırlıyorum kendimi diyorsun; lakin böyle olmadığını sen de biliyorsun. Kaçamazsın, kaçamayacağın için de paramparça olacaksın.” Hissedemiyorum çünkü. Düşünsenize, orta hâlli sıcağa ve soğuğa alışmış birini alıp, -milyon derece soğuğun içine ya da sıcağa koyuyorsunuz. O ne yapacak, tabii ki parçalanacak.  Çünkü senelerce yaşadıklarının en soğuk ya da en sıcak olduğunu zannetmiş, zırhını bu sertliğie göre inşa etmiş. Ama dedikleri gibi Amerikalıların “judgement day” gelecek ve seni un ufak edecek.

O yüzden birkaç senedir rota değiştirdim gibi. İnsan olmaya çalışıyorum, böylece başıma gelecek iyi olan ve kötü olan şeylere insanca tepki verebilip, insanca hayatımı sürüp, ölebilirim. Şu anda geçiş dönemindeyim, bariz sıkıntılı; ama olur kanaatimce.

Sayfa 57’de not düşmüşüm, Mary’nin durumuyla ilgili: ‘Teknik bir: ağlama, tepkime yolu’ diye. Uzun uzun anlatmış adam, o yüzden es geçeceğim bu kısmı. Ağlayın işte, ağlamak iyidir🙂

Sayfa 61: “Gerçek benlik duyguları hisseden ancak gizlenmesi ve inkâr edilmesi gereken benliktir. Üstünkörü benlik boyun eğmeyi ve uzlaşmayı temsil ettiğinden, iç ya da gerçek benlik asi ve öfkelidir. Bu altta yatan isyan ve öfke kişinin yaşam gücünün bir ifadesi olduğu için hiçbir zaman tam olarak bastıralamaz. Bununla birlikte, inkâr edildiği için doğru ifade edilemez. Onun yerine narsisistin dışavurumuyla gösterilir ve inatçı, kötü huylu bir güce dönüşebilir.

Birçok kereler farklı ifade etmişimdir. Ama en nadide şekilde şu minvalde hayal edin: Yamyam abiler sizi bir tencerenin içine atmışlar, vermişler odunu, vermişler odunu. Dakikalar geçtikçe tencerenin içi daha sıcak oluyor. Eliniz ayağınız bağlı. Bağırsanız kim duyacak sizi. O kadar rahatsız hissediyorsunuz ki, yanı başınızda biri olsa onu gırtlaklayıverecekmişsiniz gibi. Ama kimse yok. İçinizi çaresizlik kaplıyor, aynı anda da öfke. Birbirleriyle yarışıyorlar, sizi rahat bırakmıyorlar. Sizse sıcağın verdiği yanmışlıkla kendiniz daha fazla köşeye sıkıştırılmış hissediyorsunuz. Eğer o anda elleriniz çözülüverse ne tencere ne de yamyam diye bakmayacak, Allah mı yaratmış bunları, alın size alın size diyecek moda bürünüyorsunuz. İçinizdeki kabarcıklar daha artıyor, bunun yanında sıkıntı, gözleriniz sanki yuvalarından çıkacak…

İşte Sayın İzleyici, bir Narsisist’in iç yaşamı ağırlıklı olarak böyledir, böyle başlar. Yıllar ilerledikçe bu içinde biriken öfkeyi kullanmanın yollarını bulur; rol yapmak, olmadığı biri gibi davranmak bunlardan biridir. Alaycılığı, ukalalığı, asabiyeti, hiddeti… Kaynak budur, çünkü bir türlü anlamadığı kaynağını sürekli öfke dolu bir fıçı olarak tahayyül eder. Yalan değil, bu öfke inanılmaz güç verir ona. Kimsenin cesaret edemeceği şeyleri yapabilme yetisi, herkesin geri çekildiği anlarda öne çıkma kudreti. Ama bu sadece öfkesinin getirisi değil, onun bir de göz önünde olma, vitrine oynama ihtiyacından da kaynaklanır. Her Narsisist bu içteki öfkeyi farklı seviyelerde evcilleştirir. Hakikaten kişiden kişiye göre değişir bu. Ama unutmayın hepsini açık edebilirsiniz. O da gözlerdir. Bir Narsisist ne kadar bastırmış ve kendi lehine kullanır seviye ulaşmışsa olsa da bu kuvveti gözlerinden fark edilebilir. O gözler ışıksız, donuk, anlamsız ve bedenden ayrı bir görüntü verir. Neşe, keder ya da ona benzer bir şey barındırmaz.

Daha onlarca laf edilir burayla ilgili, ama birkaç not almışım sayfaya, onları da yazayım buraya: ‘ Basınç altında öfke sıvılaşır ve kana karışır. Kana karıştığında sadece bir his değil, o bedenin her zerresinde yer alır. Hep öfkeli, kızgın olduğumu söyledim kendime. İnsanların bana yardım etmediği için onlara kızgın olduğumla ilgili bir sebep uydurdum. İçteki kızgınlık buradaki gibi, bende de dışa vuruyor. Ve bu kadar öfkeyi içeride tutmanın bedeli var. Dedikleri gibi…”

Son bir şeyden daha bahsedeyim örneğin. Stocholm Sendromu diye bir tanımlama var. Gençliğimde normal geçirdiğim günler vardı. O kadar yabancı gelirdi ki bana, ne oldu derdim; içimdeki kuvvete ne oldu. Sonrasında da korkardım. Halbuki o öfke içime sirayet ettiğinde ne deneli insansız bir insan hâline geldiğimi de bilirdim. Ama ona o kadar alışmışım ki, o hiddeti, öfkeyi, acziyeti, kudreyi hissedemeyince korkardım. Bir yandan içinizdeki size fısıldardı, normal bir insansın artık diye; bir yandan da merak etme, madem bu kadar seviyorsun yakında tekrar ziyarete gelir diye. Çok basit gibi gelebilir. Ama o yaşa kadar o hiddetle, o öfkeyle hayatta kaldığınızı ve tek öğretmeninizin o olduğunu düşünün. Sizi terk etmesi size acı vermez miydi? Hiddet ve öfke dengeli dağıtılamamış kuvvettir ve Narsisistler dengesiz yaratıkları olduğundan bunun +’sına da -‘sisine de inanılmaz ihtiyaç duyarlar. Onlarsız bir Narsisist içi boşalmış, pörsümüş bir nesneden başka bir şey değildir.

Bir sonraki bölümde Duygu’nun İnkârı.

Not: Sayın Hanım İzleyiciler. Kanaatimce burada inanılmaz bir amme hizmeti yapıyorum. Sizi güzel görünümlü canavarlardan kurtarıyorum, ya da yaklaşmamanız için uyarılar yazıyorum. Umarım işe yarıyordur, çünkü kendi türüme ihanet ediyorum🙂

Yorum: Yok, en iyisi olmadı, her Adem aldanır; kimi Havva’ya, kimi havaya🙂

O hâlde Goca Sesli Adam desin:

This entry was posted in Narsisistik Erkekler Üzerine Yaklaşımlar and tagged , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s