Pratik Matematik’in İddialarına Cevaplar III

Daha önceki yazılar için:

1. El cevap I

2. El cevap II

PM’ye not: Sevgili PM, hakikaten TBT olarak epey bir reklâmınızı yaptık bu iki yazıyla. Duyduğumuza göre isminiz İstanbul’dan Bayburt’a kadar eğitim camiasında çokça telaffuz edilir olmuş. Ama emin değiliz sizin için saygı dolu cümleler mi kuruyorlar, yoksa …

II’de söz verdiğim üzere yazmaya başlıyorum. Bazı çağrılar yapacağım, eğer bilgisi olanlar varsa lütfen yazdıklarımı doğrulasınlar. İnsanlar da haybeye laf söylemediğimizi görürler. Teşekkür ederim:)

MEB’le yaptığımız Seçmeli Zeka Oyunları Dersi Müfredatı’ndan sonra açtığımız öğretmen eğitimleri. Hatırlayanlar bilirler, 3 kademeden oluşurdu, özellikle eğitimler ilk defa bu şekilde olduğu için Ferhat ve ben veriyorduk. Bu 3 kademede yaptığımız klasik akıl oyunlarından başlayarak ilerlemek, 3. kademede de soru hazırlamayı anlatmaktı. Yine katılanlar hatırlarlar, yüzlerce öğretmene, 10’a yakın akıl oyunları sorusunu nasıl hazırlayabileceklerini anlatmıştık, sadece bir kademede bir de.

Hakikaten TBTciler olarak hiç kafamız basmıyor bizim. Neden yaptık ki bunu değil mi, insan bildiği alanı bu kadar bonkörce başkalarına aktarır mı! İşte, yegâne gayeniz Türkiye’ye faydalı olmak olunca böyle oluyor genelde. Ama PM anlar mı bundan emin değilim; ne de olsa biz çakmacı küçük tüccarlarız🙂 Geçenlerde aklıma geldi, TBT olarak belki bir rozet yaptırabiliriz üzerinde “Çakmanın Kralı Burda” yazan:).

Evet ÇAĞRI burada, Sevgili Öğretmenler, Eğitimciler, TBT‘nin 2011, 2012-2013 yıllarında yaptığı 3 kademeden oluşan Zeka Oyunları Eğitimi’ne katılmış olanlar. Lütfen bizim o eğitimlerde ne anlattığımızı hatırlayanlar, yorum yazarak bunu doğrulasın. Tam olarak şu şekilde gerçekleşiyordu, Strateji Oyunları’nı anlatırken: SET’ten bahsediyorduk size, bir masanın etrafına toplanıp oyunu oynuyorduk. Nasıl, hangi kartlarla oynuyorduk iyice düşünün, orjinal SET kartlarıyla. Hatta size şunu diyorduk: Bunları yıllar evvel aldık, elimizde sadece iki tane var. O yüzden eğer bu oyunu sevdiyseniz, Amazon’dan, SET’in sitesinden sipariş edebilirsiniz. Bu, onlarca eğitimde bu şekilde devam etti. Size SET’in sayfasını verdik, PM’nin Resim C’de bir şey bildiğini zannederek kullandığı New York Times’ın sayfasında günlük olarak yayınlandığından, onları kullanabileceğinizi söyledik. Hatırlıyor musunuz bunları? Lütfen hatırlayanlar buraya yorum yazsın. Keşke elimizde tam o anları doğrulayan bir video olsaydı!

Neredeyse her eğitimde katılımcılardan ya biz bunu Amerika’dan sipariş etmek yerine kendimiz yapsak gibi cevaplar alınca, SET’in sahibi olan firmayla yazışmaya başladık. Hemen oldu demiyorum, 2013’lü yıllarda. Adamlara yıllardır SET için neler yaptığımızı, Dünya Zeka Oyunları Federasyonu’nun 1992’den bu yana temsilcisi olduğumuzu, onbinlerce öğrenciye hitap ettiğimizi, yüzlerce (o tarihlerde öyleydi, şimdi binler oldu) öğretmen yetiştirdiğimizden bahsettik. Adamlar bir süre sonra bize geri döndüğünde maalesef dediler, sizden önce başka bir firmaya SET’in Türkiye isim haklarını sattık. İnanılmaz acı vericiydi belirtmem gerek.

Bu adamlarla yazışmaya başladığımızda, ya da bu adamlardan cevap gelen sürece kadar, biz en azından eğitimlerde öğretmenlere verebileceğimiz SET kartları üretmeye başladık, daha uygulanabilir, daha kolaydı. Nihayetinde SET’in sahibi olan firmayla da yazışmaya başlamıştık. Bizden başka kim bilecekti ki SET’in ne olduğunu. Ama anne.com.tr‘nin sahibi olan insanlar akıllı adamlar, özellikle Thinkfun, Gigamic vb firmaların isim haklarını bünyelerinde bulunduran insanlar ve kanaatimce (Anıl Bey’in de TBT’den taaa 2005’lerden bu yana haberi olduğunu düşünürseniz) SET’i yakalamışlar. Çok akıllıca, hakikaten öyle. Amerikalı firma bize, Anne’nin SET’i aldığını söylemedi, sadece Türkiye’den bir firma dedi. Biz ancak bunu, Anne’nin 2014-15 kataloğunda gördüğümüzde anlayabildik. Maksadımız şuydu, SET’i zaten sadece eğitimlerde doğan ihtiyacı karşılamak için üretiyorduk. En azından lisansı alan firma bizimle iletişime geçer ve SET’in Türkiye’de SET olmasını sağlamış kurum olarak bir anlaşmaya varıp, orjinal SET’e dönebilirdik.

İzmir’de Anıl Bey’le görüştüm, 2014’ün temmuz ayıydı sanırım. Anıl Bey’le güzel bir yemek yedik, alandan konuştuk, SET’i de konuştuk. İşte burada Resim D ya da E’yi devreye sokmak gerek. PM’nin dedikleri önemli, önemli değil de, ibretlik🙂 Biraz eğlenmemiz lazım🙂

Resim D

Pratik Mat4

3 yazıdır zaten TBT olarak yaptığımız onlarca şeyin arkasında olduğumuzu anlatmaya çalışıyorum. Neyin ne olduğunu anlatmaya gayret ediyorum; ama bir de burada Resim E’yi çakayım. Çakmak, hâlâ bitmedi ha, bizde de ne gada gaz varmış🙂

Resim E

Pratik Mat 5

Evet, PM diyor ki, her şeyi biliyoruz, detayını vs’ni. Nasıl biliyorlar akıl sır erdiremedim. Hadi şimdi eski Türkiye başbakanı gibi bizi böceklemişler, dinliyorlar diyeceğim ya da Almanlar bizi dinliyorlar fikrini ortaya atacağım (Günlük haberleri takip etmiyorsanız anlamsız gelebilir) ama TBT olarak bu kadar önemli bir kurum olduğumuzu bilmiyorduk, yani bizi dinlediklerini. Zaten bu yazıdan sonra arkadaşlara söyledim, aman dedim, dikkat edin söylediklerinize, PM bizi  dinliyormuş, baksanıza her şeyden haberleri var. İlginç tabii, ama asıl ilginç olanı sebebi… Sebep şu: “Zira İzmirle çok yakın çalışıyoruz.” Aman Allah’ım bu nasıl bir sebeptir! Evlere şenlik🙂

Ama PM’nin yazdığı her şeyi okuduğunuzda garipsemezsiniz zaten, neden, çünkü PM herkesle, Amerika firmalarıyla, Fransız firmalarla, Anne ile, İzmir ile (Ad aktarması yaptı; ama önemli değil, bir kere tekrar yazmakta fayda var) çok yakın çalışıyorlar. Yakın çalışmak çok ilginç bir kavram. Bilmiyorum birileri yakın çalışıyoruz dediği zaman ne anlamak lazım? Ben acizane şunu anlıyorum: Türkiye stratejilerini birlikte belirliyorlar, ben sadece Anıl Bey’le bu konuları görüştüğüm için, her şeyi biliyoruz diyerek Anıl Bey’in bizim konuştuklarımızı onlara anlattığını ima ederek, onu zan altında bırakıyorlar; kraldan çok kralcı oluyorlar gibi şeyler anlıyorum ben. Farkındayım, ne gada çok şey anlıyorum; ama bu da ilginç, ne de olsa biz TBTciler çakma insanlarız. Biliyorum, biliyorum PM bize TBTciler çakma demedi; ama size şunu sorarım: Bir adam kopyacıysa, çakmacıysa, siz iddia edebilir misiniz bu adamlar (Adem evlatları, cinsiyet belirtmiyor) özgündür?

Anıl Bey’e de defaatle söylediğim gibi, artık Türkiye’de dolaşımda olan SET oyunu var, ojinal SET artık Türkiye’de. TBT olarak lisansını biz alabliysedik yılların emeği ürün üzerinden bize fayda olarak geri dönecekti. Nihayetinde biz TBT olarak tüccarız PM’nin dediği gibi. Lakin biz alamadık, bizden hızlı ve akıllı kurumlar çıktı. Biz aptal insanlar değiliz, biz de bu kurumlarla iletişime geçtik; ama anlaşamadık. Olur böyle şeyler. Anne’ye anlattığım, sözünü verdiğim gibi artık biz SET üretmiyoruz, kataloğumuzda olmasının nedeni geçen sene basılmış olması, zekaoyunlari.com’da olmasının sebebi sitede yenilenmeye gittiğimizden. Lakin PM’ye de Resim D ve E’de anlatmaya çalıştığım gibi, kaldıracağız bunları.

EZ Cümle’ye gelirsek,

İster PM olun, ister DM, ister CM, ister ŞM; eğer zeka oyunlarıyla ilgili ahkam kesecekseniz TBT’yi her zaman dikkate almanız gerek. Çünkü sizin şimdilerde koşturmaya çalıştığınıza hayat veren kurum kendisidir. Henüz anlamak istememiş olabilirsiniz, hiç önemli değil🙂 ne olsa anlaşılacak🙂

Sözün özü, bir tane TBT var, ama onlarca PM var. PM zannetmesin ki tek, ntttt. Bir tane TBT var, çünkü TBT sadece tüccar değil (PM’nin iddia ettiğini aksine), zeka oyunları alanında ne kadar farklı şey varsa: Arge (PM hiç arge yok ki, ne gada kötüüü ya dedi🙂 – TBT’nin Kosgeb ile 1.5 senedir sürdürdüğü zeka oyunları projesi mevcut, onlarca TL yatırım yapıldı), oyuncak üretimi-tüketimi (Biz TBTciler mutlaka bir öğün zeka oyuncağı yeriz, formumuzu ancak böyle koruyoruz), basılı ürünler üretimi, zeka oyunları organizasyonları, zeka oyunlarının kurumsal açılımları, sosyal sorumluluk projeleri… Hmmm o yüzden sormak lazım, işi pratik olup matematiğin evrensel şemsiyesi altına zeka oyuncaklarıyla daha çok sokulmak isteyen kurumlar mı tüccar acaba, yoksa zeka oyunları adına yukarıda sayılan onlarca başlık altında hizmet eden kurum mu? Evet çoğul eki yok, bir tane var çünkü:)

Ey eğitimciler size tavsiyem şu: 3-5 eğitimci bir araya gelin, adınınızı Pratik, ya da Teorik ya da Eğlenceli ya da Analizci X koyun, sonrasında da ister TBT’den, ister Anne’den, ister diğer firmalardan oyunlar alın, bunlar üzerine eğitim programları inşa edin ve bir vizyon dâhilinde eğitim kurumlarıyla çalışın. Çünkü ister A ile çalışın, ister B ile; her zaman TBT ile çalışmak zorunda kalacaksınız🙂 Sebebini bu kadar aleni ortaya koymaya gerek yok. Hakikaten, eğitimciler, özellikle belli bir ufku olan, derdi olan, vizyon sahibi insanlar, yapmanız gereken bu. PM gibi kurumlar alanda öncü olduklarını, tek olduklarını zannedebilirler; ama o kadar büyük bir yanılgı içerisindekiler ki; işte bu yanılgının da onlara çatı “grup” olan TBT’ye “çakma” gibi, ne idüğü belirsiz bir laf söyleme hakkını onlara verdiğini düşünüyorlar.

Zimbabveli bilim adamlarının dediği gibi: “Siyah adam ancak beyaz adama baktığında hakikati, dünyanın ne kadar acımasız olduğunu görür.” Bilemem kim siyah kim beyaz.

Burada mektubuma son verirken, validemin ellerinden, kız kardeşimin gözlerinden öper, yiğenciklerimin bal yanaklarından sıktırır, sevgili ananemin buruş buruş ellerinin önünde saygıyla eğilirim.

Adem’in evlatlarından biri,

serkan

– Finito

This entry was posted in Türk Beyin Takımı and tagged , , , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s