Florian Kirch (1991-2015)

Yaklaşık 1 saat önce öğrendim kötü haberi, en kötü haberi. Kötü haberleri kaldıramıyorum; ne tür canlı olursa olsun. Ama bu en kötüsü, bildiğim, 6-7 senedir tanıdığım, sarı saçlı gözlüklü tatlı adam. Üzgünüm… Vallahi içim acıyor, yazacaklarım O’nun için.

2008 senesiydi, OAPC yapmaya başladığımız yıl. 2009’un Kasım’ında Antalya’da 18’inci Dünya Zeka Oyunları Şampiyonası düzenlenecekti. İnsanları bu yarışmalara hazırlamak için ayda bir kez yaptığımız yarışmaların ismiydi Oğuz Atay Puzzle Contest. Florian ile ilk defa orada rastlaştım. Tabii ki yüz yüze değil, ilk defa ismini bu yarışmalarda aldığı derecelerle gördüm. Muhteşem sonuçlar alıyordu ve daha gencecikti, 17-19.

Antalya’daki Dünya Şampiyonası… Play offlara kalmıştı sanırım. Ama elenmişti, bir şeyler olmuştu. Ulrich vardı yanında, yanlarına gittim. Ben dedim “Serkan…” O da bana “Biliyorum…” dedi. Nasıl dedim, Dünya’daki en iyi zeka oyunları tasarımcılarından birisin, o yüzden dedi. O zamana kadar aklımdan ucundan böyle bir şey geçmemişti. Hatta Gülçe’ye bunu söylediğimi ve hakikaten öyle miyim dediğimi hatırlıyorum.

Rahattı, sevimliydi, naifti, iyiydi, incecikti, mühendisti ve inanılmaz bir çözerdi. Hiç saygısızlık yaparken ya da kaybettikten sonra çirkeflik yaparken görmedim. Her zaman beyefendi bir adamdı, her zaman. Son iki şampiyonada terlik giymeye başladım yarışmalar esnasında, bunun sebebi Florian’dır. Onun siyah, beyaz çizgileri olan terlikleri vardır, altında da beyaz çorapları. İncecik, upuzun, sarı saçlı, gözlüklü, ayağında terliklerle, elinde her zamanki kurşun kalemleriyle bir adam görmüşseniz eğer ve onu tanımıyorsanız; bilin ki O Florian’dır, Florian’dı. Boktan hayat… O bizim naif, akıllı, beyefendi çözerimizdi.

Ne zaman bir 24 Saat Zeka Oyunları Yarışması’na katılsa (24 HPC) mutlaka ilk üçte yer alırdı. Yine aynı terlikleriyle, yine sessizce en iyi bildiği ve sevdiği işi yapardı. İşte bu yüzden ben de terlik giyiyorum yarışmalarda, Florian giydiği için, rahat olduğu için…

Almanya’da memleketinde çocuklara zeka oyunları anlattığını biliyorum, bilmeyenlere öğretiyordu. Eğer bir insan, uğraştığı bir şeyi başkalarına öğretme derdine düşmüşse, bilin ki o alana gönül vermiştir. İşte benim de, başkalarının da ömrünü verdiği bu alan Florian da veriyordu, onun için de bu alan en az bizimki kadar değerliydi.

Sigara içmem gerekiyor, onlarca şey aklıma geliyor, süzülüyor, kelimeye dönüşmeden aklımın köşelerinde kaybolup gidiyor. Söylemek istediğim şeyler var, onun adına yazmak istediğim… Onu tanımıyorum, uzunca sohbetler etmedik, hayatlarımızla ilgili detayları birbirimize anlatmadık; bir soru için konuşmadık… Belki ikimizin de çekingen, sıkılgan olmasıydı; belki de Avusturya’dan o kadar erken dönmesek, onun dilinde onlarca muhabbet edebilecektik. Ama dediğim gibi sigara içmeliyim…

5 yaşında ölümle tanıştım. Hatta hayata dair ilk idrak ettiğin en anlamlı kelime nedir diye sorsalar ölüm derim. American Horror Story’de adamın sorduğu gibi: “Who are you? What’s your name?”… “I’m death!” Mezarların arasından gitmenin eğlenceli olduğuna, huzur verdiğine inandım küçükken. Hakikaten huzur vericiydi. Bir mezarlık örneğin, demir kapısı var, önünde başı örtülü bir kadın onu takip ediyorsun. Söylediği babanı ziyarete gidiyoruz. Yıllarca gittim o yolu, ezberledim. Matematiği, ya da toplamayı çıkarmayı öğrendiğim senelerdi sanırım, insanların mezar taşlarını okumaya kaç yaşında öldüklerini öğrenmeye çalıştım. Yılları birbirinden çıkarmak kolaydı; ama o aylar yok mu o aylar… İşte ay hesabı yazmak zordu. Bu sorun beni yirmili yaşlarımda yakaladı. Tabii ki bir insan öleceği zamanı tayin edemez; ama bazı insanlar bunu tayin etmek isteyebilirler. 28 yaşıma geldiğidem artık zamanın geldiğine inandım. Hatta tam olarak 31 Aralık olmalıydı. Ben bir 31 Aralık Perşembe gecesi Dorbirn’de doğdum. İnsanlar da ilerde benim mezar taşımı okur, aylarda onlara sıkıntı çıkmasın diye 31 Aralık’ta ölmeye karar verdim ve beni yaradandan bunu mümkün kılmasını istedim. Tek derdim insanlar aaa bu çocuk kaç yaşındaymış demekte zorlanmasınlar, hemencecik hesap edebilsinler diye.

Deb’in dediği gibi: “God calls good guys earlier near to him…” Bizim ülkemizde dedikleri gibi iyiler önce gider. İşte Florian da iyilerden biriydi, yaradanın iyi insanlarından, güzel ve dertli insanlarından biriydi.

Bir dost elini atar da tutan olmaz

Bir gönül verir de alan olmaz

Neyleyim bu alemde

Beni bilen de anlayan da olmaz

 

Yeter mi yaşadığım ömür

Sevenler beni yeter mi

Daha çok lazım değil mi

Ama en çok Sen sevdin beni

 

Bir başına kalırsın toprak düşer üstüne

Sinersin sinene vardığım yer nere

Hiç kimse ölmeyecekse ölüm kime

Bir zamanlar bu topraklarda Florian yaşadı de

 

Son defa da Tapa’dan bahsedeyim ve bitireyim. Tapa, Florian için en güzel türlerden biriydi. Kendisi ikinci Tapa Master‘dı. Burada görebilirsiniz. Elimle onun için, emek emek ödül hazırladım. Onun bulduğu türdü, onun adı yazıyordu ipucu olarak. Ama zannetmem ki, çerçevenin ardında yazanları okudu. Çerçevenin ardına yazdım bir şeyler, biliyordum ki o ödül hiçbir zaman çerçevesinden çıkmayacak ve bu yüzden de kimse okumayacak. Ama Florian gitti, okunsa ne olur okunmasa.

Aşağıdaki resimler onun Facebook Sayfası’ndan. Onun adını bir nebze olsun yaşatmak için: Onun için bir oyun bulacağım onun ismini taşıyan, TBT Sporcu Yetiştirme Eğitimi’ndeki burslardan birine onun adını vereceğim: Florian Kirch Bursu. Onu unutturmamak için zeka oyunları alanında, elimden serkancık olarak ne geliyorsa yapacağım.

Seni çok özleyeceğim bıradırım…

21

20

19

18

14

12

17

16

15

13

 

Reklamlar
Bu yazı Nonpuzzle içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s