İyi adam Kötü adam Sonra yine İyi ve sonra yine Kötü

Herkesin bir hikâyeye ihtiyacı var, iyi ya da kötü ya da her ikisi birden. Ben başlıktaki insan evladından bahsedeceğim. Niye bahsedeceğimi de tam olarak bilmiyorum; ama yine herhalde her yazan insanın amacı olsa gerek altta yatan: anla(ş)tılmak.

Başlangıçta iyi bir adam vardı. İyi bir adam olduğu için değil, iyi olduğu içindi. Bilindiği gibi iyi olmak için sebebe ihtiyaç yok. İyi olanlar daha uzun yaşadığı, daha uzun anıldığı, daha mutlu hayatları olduğu için değil; iyi olmak, kendi başına, sadece iyi olmak.

Yok yalan söylememek gerek; adam şunu görüyordu: İyi insanlar herkes tarafından iyi bilinir; sadece iyi bilinmekle kalmaz herkes tarafından, dokunduğu her insan evladı tarafından hoş hatırlanır, sevilir. Adam, yani başlangıçta iyi olan adam da bu şekilde olmak istedi. Sevilmek… Belki de iyi olmak, daha iyi olmak istemesinin altında yatan gerçek sebep buydu: Birileri tarafından sevilmek. İyi ve daha iyi olmaya karar verdi.Lakin bu çok uzun sürmedi; çünkü hayat denen şey her gün değişiyordu ve yine gördüğü şeylerden biri, iyi olan ve artık yitip giden insanlar, öyle herkes tarafından sürekli hatırlanmıyordu. Belki bir akşam vakti onları tanıyan birkaç kişi toplandığında adlarından bahsediliyor; gülüşmeler, ne güzel günler olduğundan dem vuruluyor; sonra hafif buğulu bir hava odayı kaplıyor, insanlar hüzünleniyor ve yeteri kadar iyi olanları andıklarına kani olduktan sonra başka konulara geçiyorlardı. Hem sabah iş vardı, çoluk çocuk vardı, tarla takka vardı, ekmek parası kazanmak lazımdı; midede sızı vardı, doktora görünmek gerekirdi. O yüzden iyi olmayı şiar edinmiş adam bunları gördükçe ve hayatın da ne kadar çirkin bir varlık olduğunu müşahede ettikçe iyi olmaktan kurtulmanın kendisi için daha iyi olacağına karar verdi. Hayat acımıyordu yoksa, sürekli bir şeyler koparmak gibi delicesine bir dürtüsü vardı insandan hayatın. Yavaş yavaş iyi olmaktan uzaklaştı. Artık başka yitip giden iyi insanlar yadedildiğinde oralı olmuyor; pehh deyip kendi hayallerine dalıyordu.

Bu hayaller iyi değildi. Çok fazla ihtimali vardı ve o kafasında bütün ihtimalleri canlandıramıyordu. Bu da canını sıkıyordu açıkçası. O zaman çok da ihtimal düşünmenin iyi bir şey olmadığına karar verdi ve kendince onlardan kurtulmanın yolunun bir şeylere odaklanmak olduğu sonucuna vardı. Bu şeyler iyi ya da kötü olarak adlandırılabilecek şeyler değildi. Sonuçlarına göre kimi zaman iyi kimi zaman kötü oluyorlardı. Ama iyi olmaktan vazgeçtiği andan bu yana içinde biriken hiddet, bir şekilde çıkabiliyordu artık dışarıya. Aslında o anda fark etmedi; ama bu onun için iyi değildi. Ama eskiden iyi olan lakin kötü olmaya başlayan adam bunun iyi bir şey olduğunu ve doğru yolda olduğunu düşündü. Halbuki sadece kötü olmaya alışıyordu. Her gün daha fazla doz kanında yayılıyor ve kalbinin daha da derinlerine işliyordu.

Çoğunlukla zarar veriyordu artık. Kendine, başkalarına, çevresine; güzel olan her şeye, iyi görünen her şeye karşı içindeki öfke büyüyor ve kendi dâhil her şeyden nefret ediyordu. Adam o ana kadar hiçbir insanı öldürmedi, ya da… Ama birilerinin ölümüne sebebiyet verdi. O anda belki onun için hiçbir şey ifade etmiyordu; ama yıllar sonra ne kadar kötü bir insan olduğunu hep olayı merkeze koyarak ölçtü.

Adamın kötülüğü, kötülüğe alışması, onu icra etmesi yıllarca sürdü; ki bunlardan bahsetmek gerek. Çünkü bir insanın ne kadar iyi olduğunu anlayabilmeniz için önce onun ne kadar kötü bir insan olduğunu bilmeniz gerekir.

two sides

Kaynak: DeviantArt

Bölüm 1 sonu

This entry was posted in Sallamalar and tagged , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s