Türk Beyin Takımı Sporcu Yetiştirme Programı Reloaded

Matrix’e öyküneyim dedim burada. O yüzden sizden ricam, “serkan, ayıp değil mi böyle gidip İngilizce kelimeyi oraya tıkamak demeyin” Neden demeyin biliyor musunuz, zaten ilk cümlede neye göndermede bulunduğumu söyledim; bir diğeri de, dili insanlar konuşur, insanlar birbirlerini sevmelidir, o zaman insanlar bütün dilleri de sevmelidir. Heehee ne güzel mantık kurduk ya be: A eğer küçük a’lardan oluşmuşsa; bütün b’ler de küçük a şeklini bombelerinde saklıyorlarsa; o zaman bütün A’lar aslında b’dir😀

Sanırım benim en mühim sıkıntılarımdan biri bu, bir türlü sadede gelemiyorum. Kendimce yaptığım derinlemesine çözümlemeye göre şiir okuyamamamın sebebi ya da anlayamamın sebebi tam olarak sadede gelememem. Genellikle sade şeyler, sade ve güzel şeyler hayata getirmek inanılmaz zorlu olduğundan, benim gibi biri de ancak uzun uzun yazıp da bir şeyler dile getirebiliyor. Oysa bir şair ya da ozan olsaydım, bu kadar harf katletmeme gerek yoktu, bir çırpıda pat diye söyler; ondan insanların onlarca çat, küt, sat, yet, gibi şeyler anlamalarının önün açardım. Lakin o kadar yetenekli değilim; nihayetinde beni yapanlar da (ana ve babadan bahsediyorum) sade ve güzel bir şey değil, karmaşık bir şey ortaya çıkarmışlar. Onların hatası😀 Tamam, tamam, bu kadar yeter. Sadede geleceğim.

Moby diye bir abi var. Bakın böyle deyince sanırım adamın adı Moby değil de, grubun adı Moby. Doğru gidip hemencecik bir kontrolle öğrenebilirim de, samimi olmak, bir şeyleri bilmediğimi göstermek hoşuma gidiyor; daha insani hissediyorum. Sanırım bir tepki bu bendeki diğer insanlara karşı. Diğer insanlar dediğim, illa sizin de içinde bulunmanıza gerek yok canım (insan değilsiniz demiyorum ha, yanlış anlamayın😀 –  bu arada yıllarca insandeğil’i bir sıfat olarak, muhteşem manasında kullanmış bir kişi olarak…), kastım sürekli bir şeylerin arkasına saklanıp, iyi güzide şeyler gösteren insanlardan bahsediyorum. Hiçbir şey tamlık olmadığına göre, herkeste en az 1 tane kusur olmalı. Tabii aslında en az 1 çok iyimser de, öyle demiş olalım. Ama noksanlı insanlar olarak biz, nedense bu birleri diğerlerine göstereceğimize, o 1 birleri sıfır gibi gösterip, o şişkinliğin (sıfırın tombiş olmasından hareketle) içine saklanıyoruz. Hep saklanıyoruz ya; binaların içine, bizi sevenlerin kalplerine, şarkıların tınısına, bağlamanın teline vs… Sanırım bugün biraz üzgünüm, kalktığımdan bu yana böyleyim aslında. Kahve falan içtim, Yumoş ayı kardeşimi aldım, ama bana mısın demedi. Hala üzgünüm. Bu arada neye üzgün olduğumla ilgili zerre bir bilgim yok😀 Derler ya, sürekli gülenler aslında sürekli ağlayanlardır. Aynı saklanma hadisesi, gülüşlerin arkasına saklayın ki üzüntünüzü hiç kimse görmesin. Ben de burada bir tane iki nokta ile bir tane D harfinin arkasına saklayabilirdim; ama ne gerek var! Üzgünsen üzgünsündür. Farkındayım, hala yazacaklarıma gelemedim. Neyse canım, kompozisyonun Girizgah’ı olarak farz edin bunu da. Sanırım azıcık yazarak konuşmaya ihtiyacım var, bu yüzden uzattıkça uzatıyorum.

Türk Beyin Takımı Sporcu Yetiştirme Programı, adı üstünde 11-16 yaş grubundaki insanları geleceğin Türk Beyin Takımı‘na, Türkiye’yi Dünya Şampiyonları’nda temsil etmeye hazırlamak olsa  da, asla asıl amacı bu olmadı. Yıllarca bu alanda, ve hayatın diğer alanlarında öğrendiğim şeyleri, tecrübe ettiklerimi, bildiklerimi; benim yaptığım hataları tekrar etmesinler; iyi olanları ise daha iyi tekrar edebilsinler diye insanlara aktarma işi en temelinde yatan fikir. Bu işte başarılı olup olmadığımı bilmiyorum. Şimdiye kadar, bu bahsedilen eğitimden ayrı olarak, yüzlerce öğretmene eğitim verdim, binlerce çocukla yarışmalar yaptım, yine yüzlerce çocukla farklı farklı eğitim olayında yer aldım. Doğru mu yaptım, iyi mi yaptım, bu kadar senem iyi bir şeyler için şekil değiştirip birilerine aktarıldı mı; emin değilim. Emin olamadığım için sürekli daha iyi yapmaya çalışıyorum zaten. Nihayetinde insan olduğumdan, hatalar yapıyorum, ya da güzel şeyler. Bana şunu sorsalardı, serkan amacın ne, ister bu eğitimle olsun, ister şimdiye kadar yaptıklarınla olsun, amacın ne? Cevaplayabilir miyim bunu müsaadenizle?

Amacım bu: d a f a y

İnsanların nasıl düşünmesi gerektiğini kolay kolay değiştiremezsiniz. Matematik, insanların nasıl düşünmesi gerektiğini öğretme sanatı değildir. Matematik’te bu Evren’de geçerli büyüklükleri ve o büyüklüklerin arasındaki ilişkileri öğretirsiniz. İnsan da çoğunlukla bu Evren’de yaşadığından, öğrendiği bu bilgiler onun işine gelir. Güzel okullara gidebilir, güzel maddi kazanımlar elde edebilir, toplumun gözünde muhteşem yüksek bir varlığa dönüşebilir. O yüzden aileler, çocukları için “bir baltaya sap olsun”, “kendini kurtarsın” gibi şeyler söylerler. Matematik, ya da Tarih ya da Kimya ya da ona benzer bir şey öğretmek daha kolaydır. Tabii ki anlamayanlar olur, tabii ki ileri kafalı insan evlatları bunların birinde derinleşir de derinleşir, neler neler icat eder vs. Ona lafım yok; lafım tüm bunlar yapılırken arkada çalışan bir düşünce sisteminin olmasına. Bu sistem çocuğun doğuştan gelen kapasitesi, aile, okul eğitimi ve nihayetinde de kendi öz eğitimidir. Bu sistem inanılmaz karmaşıktır; olaylardan, anlardan, bilgilerden, dogmalardan, ön yargılardan, ezberletilmiş bilgi kırıntılarından, korkulardan, inançtan, dinden, din olmayandan, ölümden, vs onlarca şeyin birbiriyle iç içe girmesinden dış dışa çıkmasından oluşur. İnsanların ya da insanların düşünce sistemlerinin kolay kolay değiştirilememesinin sebebi de budur: yılların birikimi/karmaşası. Örneğin A ve Z adında iki kişi var, tamamıyla aynı bu kişiler. Ütopik biliyorum; bir şey dışında tamamen aynılar. Sadece bir tane, koca hayatlarında bir tane anıları farklı; o anı da ikisinin affetmeyi öğrendiği an. Dediğim gibi bu anı dışında her şey aynı; her salisenin salisesine kadar iki aynı kişi. Farklı olan olayın da tamamı değil de, küçük bir kısmı farklı. Farklı olan yere kadar şöyle bir şey oluyor: A ve Z koşarlarken muzip ya da meraklı veletlerden biri ayağını uzatıyor. Tabii A ve Z bunu görmediği için takılıp pattttt diye düşüyorlar. Canları yanıyor, bunu yapan velet de onların canlarının yandığını görünce yaptığından pişman oluyor. Özellikle de çocukların dizlerini ve ellerini kan içinde kalmış bir şekilde görünce. Özür diliyor, onlara yardım ediyor yerden kalkmaları için, pişmanlığı yüzünden okunuyor. O esnada A ve Z’nin annesi ve veledin de annesi olay mahalline giriyor. Çocuk çok üzgün, özürler, hatta inanın A ve Z ağlamazken çocuk ağlamaya başlıyor, bir yandan da özür diliyor, hata ettiğini söylüyor. A tam o anda önemli değil, olur böyle şeyler derken ya da demeye başlamışken ya da bu cümlenin kararını vermişken ve ilk kelimeler çıkıyorken; buraya kadar aynı olan, her şeyi aynı olan Z çok ufak bir sekme ile daha bu cümleye karar kılamamış oluyor ve o esnada A ve Z’nin annesi Z’ye: “Hadi bak çok üzüldü Ü (çocuğun ismi Ü’ymüş) sen de özrünü kabul et” diyor.

Ne mi oldu, artık ve A ve Z asla aynı düşünce sistemine sahip olamazlar, olmayacaklar. İki aynı sistemin ya da aynı olacak sistemin artık bir tane cıvatası farklı, affetme cıvatası. Bir tanesinin sisteminde insanlar diğerlerini, eğer onlarda pişmanlık emarasi görürlerse affederler diye kodlu; diğerinde ise otorite istediğinde seni diğerlerini affetmeye zorlar diye kodlu. İşte Sevgili İzleyiciler, benim bu eğitimlerle yapmaya çalıştığım şey, çocukların, bu eğitimlerde yer alan çocukların düşünce sistemlerini farklı yönlerde genişletmelerine imkan tanıyabilmek. Eğer sistem oluşurken bir yerlerde hata olmuşsa ve bu sistemi zorluyorsa onları bulmalarına ve o sorunları gidermelerine yardımcı olmak. Ve dahası Sevgili İnsanlar, zeka oyunlarından daha güzel bir araç bulunamaz bunun için ya da biraz övgü olacak kendime ama, sanırım benim gibi birini bulmak zor olur (tamamen tesadüfi ama yapacak bir şey yok :D).

Toplayacak olursam: Bu program yetenekli çocukları alıp, onları bu yeteneklerini daha da geliştirebilecekleri bir yere taşımak için kullanılıyor. Bu çocuklar tabii ki artı olarak Türk Beyin Takımı’na girebilecek, hatta öndeşleri gibi bu alanda Dünya dereceleri alabilecek insanlar olabilecekleri gibi, yine artı olarak farklı yarışmalarda ödül ya da yine derece alabilecek insanlara da dönüşebiliyorlar. Ama ne yalan söyleyeyim bunların hiçbiri benim umurumda değil, düşünce sistemi dışındakilerden bahsediyorum. Ödül alıp almamaları, dünya dereceleri alıp almamaları zerre kadar umurumda değil. Haa olursa da ilerde, bir ara gurur duyarım benim de katkım oldu diye🙂. Yukarıda da belirttiğim gibi, programın mimarı olan şahıs olan benim için birçok alanda başarılı olmalarını sağlayacak düşünme/düşünce sistemlerinin gelişmesi, büyümesi önemli olan.

Eğer söylediklerim size anlamlı gelmişse lütfen burayı ziyaret edin: sporcuyetiştirme.türkbeyintakımı.com

Program Hakkında sekmesinden, bu sene yeni gelenlere uygulanacak 1. Kademe ile ilgili bütün detayları bulabilirsiniz. Eğitmen Hakkında sekmesinde şahsımın zeka oyunlarıyla ilgili yaptıklarıyla ilgili, TBT Hakkında sekmesinde kısaca TBT hakkında bildi, ayrıntılı bilgiyi burada bulabilirsiniz; Galeri kısmında geçen seneki öğrencilerin yer aldığı farklı etkinlik ve eğitimlerden resimleri bulabilirsiniz.

Burada ve orada anlatılanlar şeyler size mantıklı geldiyse eğer, çocuğunuzu, öğrencinizi, ya da yakınınızı Giriş Sınavı‘na yönlendiriniz ve Yeni Kayıt kısmından kayıt olunuz. Giriş Sınavı senede bir kez yapılır ve bu seneki yeni öğrenci alımı için gerekli sınav 15 Ekim’de İstek Okulları Acıbadem Kampüsü’nün Lise Bölümü’nde düzenlenecek. Sınav çocukların sadece muhakeme yeteneklerini ölçmeye yöneliktir, zeka oyunlarıyla ilgili herhangi bir şey bilmelerine gerek yok. Daha iyi anlaşılması için, aşağıda geçen sene yapılan giriş sınavındaki sorulardan birini bulabilirsiniz.

Unutmadan, bu eğitim bütün sene boyunca süreceğinden, sadece İstanbul’daki 11-16 yaş grubundaki insanlar için uygundur.

giris-sinavi

This entry was posted in Türk Beyin Takımı and tagged , , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s