Superman vs Şemsiyeli Teyze

Bölüm 1. Süperman’in Gerçek Hikâyesi

Gerçek bir hikâyeye dayanmaktadır, cidden; en azından ben anlatanların yalancısıyım.

Her şey Süperman’in sarı plastik ördeğiyle başlıyor.

Biliyorsunuz, Süperman (Bundan sonra S diyeceğiz) zor bir çocukluk geçirmişti. Bu durumdan DC Comics romanlarında pek bahsedilmez. Nihayetinde alkolik baba ve ezik annenin bulunduğu ailenin içinde büyüyen psikopat bir veledin bütün dünyanın umudu olacağını satamazsınız. O yüzden DC Comics de gerçek hikayede bir miktar oynamalar yapmış; hem çizgi romanlarda, hem de sonradan beyaz perdeye uyarlanan versiyonlarında Süperman’i; tipik, hoş bir Amerikan ailesinde, Amerikan görgü ve ananelerine göre yetiştirilen yakışıklı, akıllı; sonsuz (kısıtlayıcı yeşil taş hariç) gücü olan; ama bunu ne banka (ya da bakkal) soymak için, ne de ABD Başkanı olmak için kullanan, cici bir varlık olarak resmetmiştir. Nihayetinde kalabalıklara umut vermek, bir yandan da oyuncak filan satmak gerekiyor; yoksa insanların umudunu nasıl “yeşil” tutabilirsiniz ki!

S’nin babası, doğum esnasında yaşanan bir hatadan ötürü kaybettiği kız çocuğunu bir türlü kafasından atamadığından (çiftlik hastaneye epey uzak olduğundan ötürü, karısını zamanında hastaneye yetiştiremediğini ve kızının ölümüne sebebiyet verdiğini düşündüğünden) alkole merak salmış, bu merak salma sonrasında alışkanlığa, bu alışkanlık da sonrasında olmazsa olmaza dönüşmüş biridir. O yüzden S’yi hiçbir zaman sevmemiş, hatta God’ın bu yaptıklarından ötürü onu cezalandırmak ve kaybettiği kızını hiçbir zaman unutmaması için S’yi onların bahçelerine düşürerek, bir şaka yaptığını…  Kötü bir şaka olarak bellemiştir. Nihayetinde, ağırlıklı olarak Holy sineması, eğer bir bireyin başına olmadık bir şey geliyorsa bunu God’ın olmadık bir şakası olarak anlatmaya bayılır.

Alkolik baba, S’ye sürekli şiddet uygulamaktadır. Onunla her akşam top gibi oynamakta, oradan oraya vurmaktadır. Ama ne gariptir ki, bu Amerikan Güreşi’nde S tek bir çizik bile almamaktadır. Bu alkolik babayı daha da hiddetlendirmekte ve ona her yeni gün farklı bir şiddet gösterme yolunu açmaktadır; en azından açmaktaydı. Ta ki bir gün S, “Yeter la, yeter işte; bak bir şey olmuyor, neden bu kadar kasıyorsun…” vb gibi uzun bir cümle kurarken gaz çıkartmasına kadar. Eee yani, o kadar uzun bir cümle kurmak ve bunu da o adrenalin içinde söylemek insanın havayı içinde tutmasını zorunluğu tuttuğundan, S o havayı koy verdiğinde evin bir kısmının talan olmasına dek.

S bu olayın akabinde ben nasıl bir ucubeyim deyip, günlerce/aylaryıllarca dağda bayırda, evinden uzakta yatıp kalkmıştır. Allah’tan kötü insanlarla tanışmamıştır o vakit. Luther falan onların komşu çocuğudur (DC Comics yine bunu alabildiğine çarpıtmıştır). Hatta Luther gaz olayına gözleriyle tanık olmasa da, en sevdiği arkadaşının dağa bayıra, düğüncüye dernekçiye kaçmış olabilme ihtimalinden ötürü, “Ahhh, ahhh, ben ne kötü bir arkadaşım…” deyip orada burada Clark, Clark diye onu aramıştır. Bazen dil sürçmesinden Click dediği de olmuştur, sonuçta bu onunla Yaratıcısı arasındaki bir durum, bizi ilgilendirmez. Clark, yani Kent, dağa, ormana, nehre, ineğe, tavuğa… “Ben neyim, ben neyim, ben insan mıyım, ben insansam bunlar ne ki laaaa!” türünde sorular sormuş, ama maalesef hiçbir cevap alamamıştır. İşte yine berduş gezdiği bu zamanlarda nedense acıkmadığını, susamadığını, uyuma ihtiyacı olmadığını fark etmiştir. Aslında, alkolik baba uyguladığı tüm şiddet ile S’nin gizli saklı kalan yetilerinin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Ne trajik! Kötülükten her zaman kötülük, iyilikten her zaman iyilik doğmaz misali.

1386045759db3a1-600x600

[Kaynak: https://stockphotos.io/illustrations-paintings-drawings/ugly-superman/]

Kansas öyle dağlık bir yer olmasa da, S çıkacak, tırmanacak, kendini ermiş bir Aziz gibi dağa taşa vuracak yerler bulmuştur. Kah börtü böcekle hasbihal etmiş, kah neden farklı olduğunun bilincine vararak gazla dolmuş, kah anacığını görmek için gideyim evime geri demiştir. Ama ortalıkta görünmemesi epey bir zaman sürmüştür. DC Comics gerçek kayıtları tahrif ettiğinden yazarın bu geçen süreyle ilgili bir bilgisi bulunmamaktadır. Ama farklı kaynaklardan az çok edindiği kesin olmayan bilgilere göre (Google’ın olmadığını düşünmek lazım, ciltlik ansiklopediler zamanı) 13 yaşlarında terk ettiği evine 16 yaşlarında geri dönmüştür. Bu süre zarfında ne yemiş, ne içmiş, ne de pek uyumuştur. İşin ilginci buna rağmen gelişmeye devam etmiş, beyaaaaaa heybetli bir adam olarak çiftliklerine geri dönmüş, ne babalığı ne de analığı tarafından tanınabilmiştir. Yazar, S’nin içindeki psikopatlığı yendiği ve adaleti kendi içinde tahsis ettiği zaman olarak bu dervişlik zamanını düşünmektedir, bu gaz sürgünü vakasını. Ama Freud’un dediği gibi, hiçbir psikopat hiçbir zaman tam anlamıyla iyileşmez.

Okuyucuya bunu da hatırlatmakta fayda, S’nin köyünün adı Smallville değildir. DC Comics, S gibi bir dünyaüstü güç, güccük bir köyden çıktı, bildiğin “hillbilly la bu, aha işte köylü çocuğu” demek için köyünün adını değiştirmiştir. İngilizler’in kaleminden çıkan Erken Amerika Tarihi’ni (Early American History) incelediğinizde, Smallville olarak bahsedilen köyün aslında Ashill olduğu görürsünüz. Ash + hill, h’lerden biri düşmüştür vaktinde; ama tabii hangi h’nin düştüğünü bilmiyoruz, bu İngiliz Edebiyatı Prof’larının işi. DC Comikçiler: “Ülen şimdi gerçek ismiyle telaffuz ederiz köyü, ama bazı kendini bilmezler şimdi bunu ashill, asshill falan der, bizimle öyle böyle dalga geçmezler….” deyip, daha duyguya, daha umutvericiye yer vermesi için Smallville olarak değiştirmişlerdir.

Ergen S evine dönünce anacığını ellerinden çıkan Kansas Tarhanası’na, Kansas Oturtmasına, Ashbastı’ya yumulmuştur. Mübarek kıtlıktan çıktı sanki. Luther, kankasının geri döndüğünü öğrendiğinde, göz yaşları içinde goşturarak S’nin evine gitmiş: “La oğlum nerdesin la! Sen yokken buralarda neler neler oldu…” deyip başlamıştır anlatmaya.

Babası mı, işte o başka bir bölümün mevzu. Bir başka bölümde S’in sarı ördeğine değinmek gerek, oradan da Şemsiyeli Teyze ile olan düellosuna. Zaten anlatmak istediğimiz hikaye de bu idi. Lakin S’nin gerçekten nelerden oluştuğunu bilemezseniz, şu ya da bu cümleler tamamen anlamsız gelecektir size. Hayır! Ne alakası var, S öyle şey yapmaz diyecektiniz. Yazar da bu yüzden size S’nin az çok ne olduğunu, DC Comics tarafından çarpıtılan hikayesinin gerçek yüzünü faş etmek istedi. İnanmazdınız dediğim hemen aşağıda:

supo

Sarı plastik ördekle ile devam edecek…

Yazar zamanında, çoooook, çoooooook yıllar önce bayılırdı buna:

Süper abilere vurgu yapsın diye bi şeyler aradım ama bulamamıştım, lakin sonra bu çıktı, uyuştu gibi yazıyla

This entry was posted in Sallamalar and tagged , , , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s