Antisatranç Teorisi by Mr Cübbe

Yazarın Geçmişi: Sene kaç, 90 yılların başı kanaatimce. Sonradan Halil, ama önceden Ahmet olan amcam, Cerrahpaşa’dan bir Satranç tahtasıyla dönmüş; dönemlerden yaz. Ben de 9kavaklara onları ziyarete gitmişim demek ki. Emmi hemen hızlıca taşların nasıl hareket ettiğini anlattı, sonra da iki tane oyun oynadık; ikisinde de yendi beni. Neden, çünkü acımasız adam birkaç tane oturum şekli öğrenmiş (Çoban matı gibi) çat diye üzerimde uyguladı. O gündür bu gündür bir daha satranca alıcı gözüyle bakmadım. İşte bu videoyu izleyince, amcamın o zaman güttüğü nihai gayeyi anladım; ki adam da başarılı olmuş zaten: Serkan’ı öyle bir soğutayım ki satrançtan, ahan da bir daha yüzüne bakmasın, lanetliler güruhuna dahil olmasın. Emmi, buradan saygılarımı çakarım sana, teşekkürü bir borç bilirim; bak neredeyse bir 20 sene sonra ancak anlayabildim ne yapmaya çalıştığını; sanki satranç oynamış gibisin, seni seni :D.

İmdi, Mr Cübbe tarafından ortaya atılan ve ülkemizde gelişmekte olan satranç kültürünü derinden sarsacak bu teoriye gelelim.

Efendim, Mr Cübbe kaynaklarla konuşuyor; adam (adam dersem ayıp olur mu bilmiyorum, düşünür deyim, daha iyi) diyor ki: Bakın dün gece aklıma geldi de bunları uydurmuş değilim, aha bak, aç 288’inci sayfayı orada göreceksin. Ben öyle haybeye konuşmam, kaynakların adamıyım ben. Heee, doğru bu arada bu benim yeni çıkan kitabım; alın okuyun la işte, bilinçlenin biraz. Bu ne kardeşim oyun oyuncak, yapmayın.

Teori diyor ki: Eğer ki siz bir satranç oynayan adamsanız ayvayı yediğinizin resmidir; hemi de ne biçim. Müslümanlıktan çıkmış gibisiniz sanki, ve dahası son nefesinizi verirken de islama intisap etmiş bir varlık olarak gideceğinizin bile garantisi yok. Oy ki ne oy! Hee diyelim ki oynamadınız, izlediniz; yok babam yine yandınız. Bu sefer de bir domuz yemiş kadar oldunuz. Burada bir domuz yemiş denirken, bir domuzun tamamen yenmesinden mi bahsediyor; yoksa butu falan mı, ondan emin değiliz; lakin domuz yemiş kadar oldunuz kardeşim, diyor. Ama teoride satranç tahtası üretenlerden, onu satanlardan, federasyon kurup bunun yaygınlaşması için uğraşanlardan, Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail olayından (Link kaynak olmasa da, lütfen sitenin adına dikkat kesilin, hafızada tutun; tabii eğer satranç oynamamışsanız hafıza kötüdür de, ne yapak, en azından kurtarmışsınız kendinizi)ya da tvden, internettten satranç müsabakası izleyenlerin başına ne geleceğinden, bir satranç tahtasını görenlerin neyle cezalandırılacağından, çocuklarını lisanslı sporcu yapıp, o turnuva bu turnuva peşi sıra gezmek zorunda kalan ailelerden bahsetmiyor. Halihazırda lanetmiş bir insan evladı olarak yazarın görevi, teorideki bu noktalara açıklık getirmek, sorulmayan soruları yönelterek bu teoriye hakkıyla hizmet edip, en azından öte tarafını kurtarmaktır; nihayetinde bizim sevaplar gitmiş Mr Cübbe’ye göre, çünkü geçenlerde Magnus abiyi izledim; bileydim benim sevapların resetleneceğini, bana ne la, anamın aydaşı babamın yoldaşı mı adam, izlemezdim. Ah, ah, ah!

Teori diyor ki: ” Satranç kumardan da tavladan da beter…” Şimdi, bunu biraz açma adına. Burada Sayın Düşünür tabii ki haklı, neden efendim; kumarı paranız varken ya da dünyevi bir sermayeniz varken oynayabilirsiniz. Bunlar olmadığı ya da bunlar tükendiği takdirde oynayamazsınız; ama satranç öyle midir ya! Paranızın, pulunuzun, ya da bir satranç tahtanızın olmasına bile gerek yoktur. O, o kadar melun, mendebur, hain bir oyundur ki; size birçok yerden fısıldar. Siz bir iman eden olarak, eğer ki onun fısıltılarına karşı koyamazsanız ayvayı yine resimle yemişsiniz demektir. İşte burada MEB‘e, Satranç Federasyonu‘na seslenmek gerek. Kardeşim, okullarda satrancı falan yaygınlaştırmayın, bakın Mr Cübbe’nin dediklerine, nasıl hesap vereceksiniz öte tarafta? Nihayetinde şunu aklınızdan çıkarmayın, bir saik’in doğmasında ve büyümesinde yardımı olanların tamamı, o saikle beraber, hep beraberce yargılanırlar. Yani işte A Okulu’nda bir Satranç Sınıfı kurulsun diye imza attım, işte çocuğuma satranç takımı aldım ya da gittim bir kursa gönderdim… Eyvah, eyvah; size deli sorular soracaklar öte tarafta demek istiyor Mr Cübbe düşünürümüz.

Teori der ki: “Satranç oynayan kişi insanların en yalancısı…” Aynen katılıyorum, katılmasam zaten bunları yazmadım. Neden mi katılıyorum Sevgili Okuyucu, satranç oynayan insanın kafası çalışır, muhakeme gücü artar, sınırlarını bilir, bir başka varlığa karşı mücadele etmenin ne demek olduğunu anlar, sabrı bilir, yenmenin veya yenilmenin ne olduğunu idrak eder, disiplinin ve çok çalışmanın ehemmiyetini anlar… Eeeeee, size soruyorum o zaman, bir insan bundan daha tehlikeli olabilir mi! Olamaz tabii be, soru cümlesi değildi zaten. Yani insan öyle donanımlı hâle gelir ki, cümle yalanı sizin ruhunuzun bile duymadan söyleyebilir. Evet, bu insanlar ihtimallerin insanları olduğundan, siz daha burnunuzun dibini göremiyorken, bu insanlar, öyle olursa böyle olur, böyle olursa şöyle olur, şöyle olursa ahan da bizim köyde şölen olur; o zaman çakayım buradan diyebilir; -ebilir demeyeyim der, der. Sizigidi pis satrançlı yalancılar sizi. İşte Teori diyor ki, bu tür insanların vücuda gelmesine izin vermemeliyiz; mazallah gelirlerse yalandan geçilmez. Bu sebebe binaen kumardan da kötü diyor, he öyle diyor işte.

Mr Cübbe deklare ediyor ki: “Bizim millet kazası varken, borçları varken, ehli sünnet itikati bilmezken, oyunlaaaaar, oyuncaaaaaklaaaarrr, fuzuli işler müdürlüğü…” Efendim burada kaza dediği kaçırılan namazlarla ilgili. Lakin burada geneli kabulden mütevellit bazı sıkıntılar var, şöyle ki: Bizim millet olarak kast ettiği ilk başta Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan insanlar gibi gelebilir; ama öyle değil. Büyük ihtimalle Mr. Cübbe memleketin %99’unun müslüman olduğundan mütevellit bizim millet diyor; hoş öyle bir şey söz konusu değil de; işte… Hep Osmanlı yüzünden canım, iskan politikası yüzünden. Memleket o kadar karışık ki, neyin ne kimin kim olduğu belli değil. O yüzden burada Mr Cübbe bir şeyi açık ediyor, bizim millet dediğinden, müslümanları kast ediyor… Din eğer milletle birleşirse ümmetçilik olur, yani bunun dışında kalanlar bizim milletten değil. Yukarıda da değinildiği gibi, öte tarafımı kurtarma adına teorinin güdük kaldığı yerlerden bahsedecektim, aha ediyorum ben de. Mr Cübbe orada, bizim millet değil de, müslüman ümmeti demeliydi; ama dememiş, olabilir beşer şaşar. Hoş büyük düşünür Mr Cübbe şaşmaz da, işte biz şaşarız.

Oyun, oyuncak kısmı ise kafa yakan cinsten; aslında hepimiz ayvayı yedik gibi. Neden mi, çocuklar oyunlarla büyür gibi bir kafa var; daha neler! Yok efendim oyunla öğrenme diye bir şey çıkardılar başımıza… Pehhh, ya o zamanında oynanan körebeler, yedi kiremitler, kuyu kazmalar, bilyeler, cinciler… Öfff ki ne öff, hep bunlar israf, israf kardeşim israf! İnsan denen varlığın zamanının israf edilmesi. Sonra bir de gidip siz de çocuklara, doğum günlerinde ya da değil oyuncak alıyorsunuz; baya, bariz çocuklarınızı Mr Cübbe’nin bahsettiği gibi ya da dikkat çekmeye çalıştığı gibi karanlığa mahkum ediyorsunuz. Bu çocuklar öte tarafta ne diyecekler, ha sorarım size ne diyecekler?

  • Eeee, şey, efenim Barbie bebem vardı; ama ben almadım, annem babam aldı. Benim ne gühanım var, tvlerde reklamları dönüyordu, oyun oynamak iyi dediler… Eğer ki bileydim ne işim olurdu benim Barbie ile, Hulk’la, Ömürcek adam, Nasreddin Hoca’yla… Suçsuzum, aha kapitalist oyuncak üreticileri suçlu, bunları filme, çizgi filme çekenler suçlu; konu komşu suçlu, bakkal amca suçlu, anaokulum suçlu, ilkokulum suçlu, örtmenlerim suçlu… Suçsuzum. Belki de sonra bu türküyü yakar:

Pe pe bir küçük oğlan

Pe pe bir ayvayı yemiş oğlan

Çocukların zamanını israf eden oğlan

Pe pe şapa oturmuş bir oğlan

Gibi bir şey demeleri gerekecek sanırım.

Videonun son kısmında biri atlıyor, “telefon oyunu” filan diye. Mr Cübbe kalayı çekiyor. Ah o Nokia yok mu, o nokia, yılan oyunu ya da tetris… Hep var ya dış mihraklar, neden çünkü Türkiye insanlarını oyuna, oyuncağaaaa, zamanlarını israf etmeye alıştırıp; hem günah işlemelerini sağlayacaklar, hemi de o sırada onlar taaaa Marza gidecekler, aynen ta marza… Ne geldiyse başımıza bu mihrak olan dışlaklardan geldi. Hep demişimdir, yasaklayacaksın oyun, oyuncak girişini ülkeye; bak çoluk çocuk oynayabilir mi artık, zamanını israf edebilir mi! Hoş, devletimiz geçtiğimiz yıllarda Çin’den gelen oyuncaklara kısıtlamalar getirdi; ama tabii boyası vs ile ilgili ve içerdeki oyuncak piyasasını kuvvetlendirme adına. Ama işte, eğer ki Devletül Büyüklerimiz bir anlasalar Mr Cübbe’nin dediklerini, bırakın içeride güçlendirmeyi, aynen şu kampanyayı yapardık: “Oyuncağını getir Zikirmatiği götür!”

Ez cümle, bu kısım yazara ait olsun, ki adam ayvayı sapıyla mapıyla değil, baya yıkamadan yediğinden.

Validecik beni doğurdu; ama bu kadar lanetli bir adam olacağımı bilseydi sanırım yapmazdı bu hatayı. Üle bu teoriye göre benim yatcak yerim yok. Hoş var da müslüman mezarlığında babamın yanında… Üle Mr Cübbe, hani derler ya cebinde vasiyetiyle dolaşan insanlar vardır diye. Aha bu lanetli velet onlardan biri. Bunu okuyan herkes de şahidim olsun, kağıtta şunu yazıyor: ” Babamın yanına gömün!” Şimdi sen bana lanetli demiyorsun; dahasını, oyun tasarladığım için, oyun oyuncağa hayat verdiğim için, lanetlikare diyorsun, vohaaaaaa. Eee Mr Cübbe yapacak bir şey yok, sen diyorsan doğrudur. Nihayetinde düşünür olan, gaynaklarla konuşan sensin; bizde hiç 288’inci sayfa olmadı.

Yazarın son son sözü: Yav bir hata ettik, oyun moyun bulduk; o kadar oyuncak tasarladık, o kadar veledin kafaları çalışsın diye çok yanlış işler ettik; biz hata ettik, üle en azındna öte tarafta siz şahit falan olun, deyin ki “Bilirim iyi çocuktur” 😀

Yaradan bu memlekete akıl fikir versin! O zaman satranç mı oynasak ki… 😀 eheheee

Advertisements
This entry was posted in Sallamalar and tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s