Türkiye Zeka Oyunları Olimpiyatı Finaller 11 – 13 Mayıs İzlenimleri

Türkiye Zeka Oyunları Olimpiyatı İzlenimler I

Bir izlenim yazısı yazayım derdindeyim; ama şimdi yazmaya başlayınca biliyorum mevzuyu uzatacağım da uzatacağım. O kadar uzun yazılar da kanaatimce okunmuyor. Ha ben olsam okur muyum, eğer adam iyi girmişse mevzuya dikkat çekiyorsa, gelişme bölümünde de hakikaten okuyanı farklı bir şekilde yakalama olayını da becermişse, okurum; sanırım okurum, okusam iyi olur.

Yıllardır yazıyorum bu tür yazıları; zamanında yazdığım onlarcası da internetin dehlizlerinde kaybolup gitti. Geçici olana çok inandığımdan… Yok cümleyi bu şekilde kurmamak gerek. Geçenlerde eski arkadaşlarımdan biri aradı. Eski arkadaşım yanlış, uzun yıllardır var olan arkadaşlarımdan biri. Keyfi yerindeydi, hafif çakırkeyifti, “…yazmıyor musun artık?” diye sordu; nasıl dedim ben de. “Eskiden yazıyordun şimdilerde yazmıyor musun?” Bir amacı yok dedim, o da bana ne yani her şeyin bir amacı mı olmalı dedi; evet diye cevap verdim. Yazmıyorum çünkü kendimce geçerli bir sebebim vardı: Neden yazayım? Farklı bir şey söylemeyeceksem, farklı bir şey anlatmayacaksam, ne diye yazayım. Bu ta ki bu ayın Kafa Dergisi‘nde Şevket Çoruh‘un lada, ladalar, ladadadadadadalarrr dan bahsettiği yazısına kadardı, sanırım. Bir şeyi farklı söylemek mi amaç, yoksa sadece bir şey söylemek mi? Belki de hayat o kadar ucuza gitmeyecek bir şey söylemek istesen bile. Sanırım şimdilerde bunu sindiriyorum; eğer yerse, yazma işini belki yaparım be, neden olmasın!

Yukarıdakilerle girmişim olaya; sonra kaydedip bırakmışım. Kaldığım yerden devam edeyim size anlatayım neler oldu Türkiye Zeka Oyunları Olimpiyatı Finalleri’nde.

Şuraya bir tane logo çakayım izninizle, tepemizde loGocaman gözüksün 🙂

TZO yatay

Şimdi de bir tane Nordic müzik açayım, bir yandan tınkırdasın. Daha önce bir yazıda yapmıştım sanırım. Şimdi saat TR’de geç olduğundan, en azından yazdıklarım boşa gitmesin, okuyucu bulsun diye, bir miktar yazdıktan sonra, çok da geçe kalmadan yayınlıyorum. Alt tarafa da devam ediyor diye çakıyorum, bir süre sonra tekrar güncelliyorum ve yeni kısmı okuyucu karşısına çıkıyor. Burada da benzer bir şey yapmalıyım. Nedeni basit, şimdi amansızca yazmaya başlayacağım, gece 1 buçuk olacak, ben ilk bölümü yayınlayayım diyeceğim, okuyacak kimse kalmayacak. Böyle yapayım değil mi? Himmm bir dakika bana bir tane dış ses lazım, böylece soruları ona sorarım, o da cevap verir, böylece onaylanan kişi olarak daha hızlı hareket edebilirim. Dış ses, haydi gel:

-X : Geldim hacı.

S: Himmm, şimdi sen dış ses olacaksın ya, sana bir tane isim lazım.

-X: İyi, ben seçebilir miyim ismimi? Dur isim seçince cinsiyetimi de seçmiş olacağım, o zaman cinsiyetsiz bir isim seçiyorum: Başak

S: Başak, dişi ismi gibi, haberin olsun.

-X: Yok be, geçen okudum, bir tane dürümcü adam var, ismi Başak, ekşi sözlüğü çöp ediyormuş, millet kız sanıyormuş; ama goooocaman bir adammış.

S: Yav dış ses, az önce aklıma geldin, ve doğdun, bu tür bir bilgiye nereden sahip olabilirsin?

B: Bir, adım dış ses değil hacı abi, Başak; iki canımcığım, senin bildiğin her şeyi biliyorum doğduğum andan itibaren; cümle yanlış olabilir senin bilginden hareket ettiğim için, ama öyle. Lütfen isim telaffuz edelim; ben sana iç ses diyor muyum!

S: Maşallah dil de pabuç…

B: He canım he, sen doğurdun, lagaluga yapma şimdi. Görevimi anladım, sen pası at ben gol yaparım.

S: Peki

B: Aferin, adam ol

S: Pehhhh…

İstek Okulları, yenilikçi insanların olduğu bir grupla başladı bu fikir. Çok mu öncesine gittim acaba?

B: Biraz öyle oldu gibi, taa oralardan başlarsan oku oku bitmez

S: Yahu zırt diye neden giriyorsun şimdi araya?

B: Be adam karar ver, girecek miyim girmeyecek miyim? Sen az önce demedin mi, bana onay verecek ses lazım diye; neden şimdi yırtık don olayına göndermede bulunuyorsun?

S: Başak bak bu şekilde hareket edersek ben bir şey yazamam; bir de ne bu, evli çiftler gibi bıdıbıdı olayına girdik.

B: Çok abartıyorsun, abartma!

S: Tövbe tövbe; bizden çıkan bize ahkam kesiyor.

B: Ben çıktığım yeri gayet iyi biliyorum; kendine gel, alçak yüksek mevkisi oluşturma. Yazamıyorsan bırak ben yazayım.

S: Tey tey, sanki yazabilecek…

B: Bırak da nasıl oluyor sana azıcık göstereyim. Bu kafayla buraya kadar nasıl gelebildiysen!

S: İyi, al yaz, ben de gidip kahve içeyim.

B: Heh bir yerlere varıyoruz işte şimdi. Haydi koş sen

S: İyi, al p…

B: Küfür yok!

S: Ne küfürü be, pehh diyecektim

B: He canım benim he! Ne salak adamsın, ne diyorum ben sana, bütün bildiklerini biliyorum ve bütün söyleyeceklerini de

S: Ovvv…

B: Aferin, bak anladın, bazen çalışıyor demek ki

S: O zaman ben de senin bildiklerini mi biliyorum?

B: Uffff, ah be çocuğum, hakikaten nasıl gelebildin bu yaşa kadar sen! Yazık

S: Tamam be, ne halin varsa gör, al…

B: Herif gitti ha hakikaten. Tam dallama bu arada, aramızda kalsın. Azıcık toparlayacağım kafamda yazacaklarımı; bu S. arkadaşın tersine. O çalakalem yazıyor, ben bir planla geleceğim karşınıza. Siz şimdilik buraya olanla idare edin. Planı size sunar oradan da devam ederiz. Ha hayyyy! Yazar kişisi ben oldum ya be, bilinç6 üst9 oldu.

Devam edecek az sonra… [23:04]

[23:39] Bu herif aynen böyle yapıyordu. Şimdi her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşündüm; bir kafada iki ses olunca bir miktar zor oluyor. Arkadaş kendi kendine ülen bu dış ses olayını fazla mı abarttık, doğmasa mıydı ne kafasına girdi; o yüzden planlamayı yapmam tahmin ettiğimden bir miktar uzun sürdü; kusura kalmayın canlarım benim. Şimdi şöyle yapacağım: Doğduğu Ortam – İlk Hedefler –  Olimpiyat 1. Gün – 2. Gün – 3. Gün – Olimpiyat Çıktıları ve 2018 Hedefler.

6 ana başlık altında izlenim serisini hayata geçireceğim. Bu arkadaşın asla yapmadığı yapamayacağı bir şey vereceğim size, her bölümün yayınlanma saatini. Dediğim gibi arkadaş bir miktar kafasız olduğu için sizinle doğru düzgün iletişim kuramamış. Oysa size öncesinde yayınlanma saatini verse, siz de kolay bir şekilde takip edebilirsiniz. Bu kadar akıllı olmak zorunda mıyım ya! Ahhhaaa, pardon canlarım benim. Senelerce bilinç6’ında yaşayınca, insan sadece kendisinin duyduğu şeyleri söylemeye alışıyor. Merak etmeyin bundan sonra yazı bitene kadar birlikte olacağız. Çünkü S’yi biraz tehdit etmiş de olabilirim. Eeee nihayetinde onun bildiği her şeyi bildiğimden ve bir bilinç6’nın boşboğazlığına sahip olduğumdan, pek de birilerine söylemek istemediği şeyleri başkalarına açık etmekle tehdit etmiş olabilirim; azıcık beti benzi atmış olabilir ve yine azıcık bu yüzden pişman olabilir beni doğurduğu için. Doğruya doğru, her ne kadar yukarıda ahkam kestimse de tersi yönde, o doğurdu beni 🙂

Aşağıdaki saatleri takip ediniz:

26 Mayıs, saat 12:03 – Doğduğu Ortam

26 Mayıs, saat 21:30 – İlk Hedefler;  –  Olimpiyat 1. Gün

27 Mayıs, saat 13:02  –  Olimpiyat 2. Gün

28 Mayıs, saat 01:20  –  Olimpiyat 3. Gün

28 Mayıs, saat 14:28  –  Olimpiyat Çıktıları ve 2018 Hedefler.

S’nin deyimiyle (Kendime de bir tane bulsam iyi olacak) Çavvv, 12:03’e kadar.

Reklamlar
Bu yazı Türkiye Zeka Oyunları Olimpiyatı içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s